top of page

Merhabalar,

​

Sitenin bu kısmında yüz kızartıcı suç iÅŸlemem öne sürülerek tazminatsız olarak Kızılay'dan atılışımı anlatacağım. Önce maddeler halinde olanları yazacağım. Ardından bu maddelerin kanıtlarını ve tüm yazışmaları koyacağım. Tüm uyarılara raÄŸmen hiç bir yazılana cevap vermeyen, bilimsel kanıtlarınızı görmek istiyorum sorularını yanıtsız bırakan, iyi niyetimle bir ÅŸeyleri baÅŸaramayacağımı anlayıp yapılan hataların akıl almaz olduÄŸunu söyleyip istifalarını isteyince beni tazminatsız olarak kovmayı kendilerinde hak gören bu zihniyetin er ya da geç hesap vereceÄŸine olan inancım tamdır. 

​

1- 2016 Mart'da Medikal Direktör'e rehberle ilgili mail attım. SorduÄŸum sorulardan çok rehberde yazanların kopyası vardı. 

2- 19 Eylül 2016'da rehberle ilgili Memnuniyet EleÅŸtiri Åžikayet formu açtım. [AÄŸustos 2018'de kapatıldı]

3- 21 Eylül 2016'da Kızılay'da üst düzey bir yöneticiye Whatsapp'tan Rehberin düzeltilmesi ve güncellenmesi ile ilgili MeÅŸ'de yazdıklarımı gönderen bir mesaj attım.

4- MeÅŸ'den bir süre sonra Tüm Türkiye'de, Kızılay Kan Hizmetleri yönetiminde çalışan bir doktor ve Mikrobiyoloji Uzmanı tarafından eÄŸitim verildi. Bu eÄŸitime gelen hocalarımıza rehberin kesinlikle güncellenmesi gerektiÄŸini söyledim. Cevap olarak rehberin red kriterlerinden memnun olunduÄŸunu aldım.

5-6 Mayıs 2017'de sunum hazırlayıp Kızılay'da yönetici olarak çalışan bir doktora Whatsapp üzerinden gönderdim.

6- 7 Mayıs 2017 tarihinde Düzeltici Önleyici Faaliyet açıp rehberin güncellenmesi gerektiÄŸini bir kez daha belirttim.

7- www.kanvercanver.net sitesini kurdum. Dünya'daki belli baÅŸlı rehberlerin red kriterlerini elimden geldiÄŸince çevirdim. Ekipte çalışan doktorlara siteyi ulaÅŸtırabilir miyiz yazılı mailime medikal koordinatör tarafından maalesef cevap verilmedi.

8- Aralık 2017 tarihinde Kızılay'ın düzenlediÄŸi Ekip Liderleri Toplantısının son gününde tüm sorunlu gördüÄŸüm konularla ilgili bir konuÅŸma yaptım. Tüm yöneticilerin önünde noktasına virgülüne dokunmadan ÅŸu cümleyi kurdum. "Bakın Kızılay’ın ÅŸu an ivedilikle tüm gücüyle gerekirse CumhurbaÅŸkanı danışmanlarının kapısında yatıp bir an önce rehberi güncellemeye baÅŸlaması gerekir. Bu rehber yüzünden günde yüzlerce belki de binlerce kiÅŸiden kan alınamıyor yine yanı sayılarda alınmaması gereken kiÅŸilerden kan alınıyor. Bunun vebalini ödeyemeyiz." aynı toplantının deÄŸiÅŸik günlerinde "Detaylı bir ilaç listesi hazırlıyoruz. Yakında elinizde olacak" "Ankara'da komisyona çaÄŸrılacaksınız" cümlelerini benimle beraber toplantıya katılan tüm doktor arkadaÅŸlarla beraber duydum.

9- Temmuz 2018 tarihinde rehberin güncellenmesi ile ilgili hiç bir geliÅŸme olmayacağından emin olunca göreve baÅŸlayışımın 3. yılında 30 sayfalık "Kızılay Yıllardır Güvensiz Kan Mı Alıyor?" baÅŸlıklı bir günde yazdığım yazıyı sadece rehberin düzeltilmesine yönelik bir garanti olması açısından sosyal medya ve medya ile paylaÅŸacağımı söyleyen bir maili yöneticilere gönderdim. 

10- Kızılay Kan Hizmetleri'nde üst düzey bir yönetici ile görüÅŸtüm. Derdimi anlatamadım. Anlatamadıkça sinirlendim.

11-Daha sonra yaptığımız görüÅŸmeyi gözden geçirip yöneticiden özür dileyip Kızılay'da gördüÄŸüm sorunları anlattım ve rehberin bir an önce güncellenmesi gerektiÄŸini söyleyen bir mail attım. 

12- Eylül 2016'da açtığım ÅŸikayet formuna anlamsız bir cevap geldi. Normalde 1 haftada kapatılması gereken MEÅž 2 yıl aradan sonra kapatılmıştı. Bu cevaba yapılması gerekenleri anlattığım bir mail daha yazdım. Ardından 5 AÄŸustos'ta aldığınız kararların bilimsel dayanağını görmek istiyorum ÅŸeklinde mail attım cevap alamadım.

13- Ardından 17 AÄŸustos'ta blöf olarak attığım maile Kızılay tarafından resmi olarak skandal bir cevap verildi.

14- 18 AÄŸustos'ta gönderilen yazıya ne kadar sinirlensem de güzelce bir kez daha kanıtlarımla cevap verip amacımın daha iyi bir rehber hazırlanması olduÄŸunu bir kez daha anlattım. Daha iyi hazırlanmış bir rehberin hiç kimsenin zararına olmayacağını belki de yirminci kez söyledim.

15- Ardından doktorların hepsine anket ve test soruları gönderdim. Doktorlara gönderdiÄŸim mail'de yöneticilerin istifasını talep ettim.

16- Medikal Koordinatör tarafından arandım. Komisyon kuralım düzeltelim cümlesini sonunda duydum. Fakat 2 saat geçtikten sonra iptal olduÄŸunu öÄŸrendim. Doktorların test ve anket sonuçlarını yayınladım.

17- Personeli kışkırttığımdan dolayı Tazminatlı olarak iÅŸ sözleÅŸmemin feshi nedeniyle son savunmamı yazdım.

18-  Türk Kızılayı çalışanı sıfatı ile baÄŸdaÅŸmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduÄŸum iddia edilerek tazminatsız olarak iÅŸ sözleÅŸmemin fesih edildiÄŸini tebliÄŸ ettim.

19- 15:35'de tebliÄŸ ettiÄŸim yazıdan yarım saat sonra rehberin revizyon haberini mail üzerinden aldım. Bu rehber öyle ya da böyle bir ÅŸekilde düzeltilecek diyerek verdiÄŸim sözü tuttum.

20- Yüzüm ak, başım dik, onurlu bir ÅŸekilde hakkımı helal etmeyerek kurumdan ayrıldım.

21- Açtığım iÅŸe dönüÅŸ davasını iÅŸten usulen yanlış çıkartıldığımdan dolayı kazandım. Aradan geçen 8 aya raÄŸmen rehberle ilgili hiç bir düzeltme olmadığını öÄŸrenince tüm bu olanları açıklamaya karar verdim.

​

1- Mart 2016'da Attığım Mail Ve Cevap

Kimden: Muhsin Güllü
Gönderildi: 23 Mart 2016 ÇarÅŸamba 13:54
Kime: ......
Konu: Rehber Hakkında

İyi günler, rehber hakkında bazı sorularım olacaktı.

Epilepsi için ÅŸu ÅŸekilde yazıyor İlaçla tedavi gerektirmeyene ve son 3 yılda nöbet geçirmeyene kadar.  Bu ÅŸekilde olunca bir hasta 2 yıldır İlaç içmiyor ve 8 yıldır nöbet geçirmeyince kan verebiliyor mu?  Son 3 yıl ibaresi hem İlaç hem nöbet içinse cümlenin başına konmalıydı.  Yabancı kaynakların bazılarında ikisi beraber diyor bazılarında sadece nöbet diyor. Avustralya da mesela sadece son 3 yılda nöbet geçirmeme ÅŸartı var.

İkinci sorum ise uyuÅŸturucu kısmı yine çok yüzeysel atlanmış. Kokain Esrar ve Eroin hakkında bilgi var fakat İstanbulda kullanımı çok yaygın olan Bonzai, jamaican gibi sentetik dumanla içilen uyuÅŸturucular, özellikle extacsy gibi haplar, lsd hakkında herhangi bir bilgi yok.

Üçüncü sorum tüp bebek tedavisi için tedavi alan kadın ve erkeklerin aldığı hormon ilaçları hakkında olacak. Bu konuda ne yapıyoruz listede yok fakat bir çoÄŸu teratojen olarak geçmekte. Listede bulunmayan ilaçların hepsinden alabiliyor muyuz yoksa kategorisine bakıp mı hareket etmeliyiz?

Cevaplar için teÅŸekkür ederim.  İyi günler dilerim

​

Gönderen: ......
Gönderildi: 23 Mart 2016 ÇarÅŸamba 20:24
Kime: Muhsin Güllü
Konu: YNT: Rehber Hakkında

 

Merhaba
Epileptik hastalarda donasyon krizi yetikleyebilmektedir. Bu nedenle ilaç tedavisi altindakilerden bagis kabul edilmemelidir. Son dozdan sonra 3 yil kriz gecirmemisse kabul edilebilr.
Uyusturuculardan enjektable olanlar enjektor paylasimi nedeniyle kesin redde girer. Uyusturucu kullananlar ayni zamanda cinsel yolla bulasan hastlar acisindan riskli oldugu icin en az 1 yil red edilmelidir.
Steroid grubu ilclar ise ozellikle kas gelistirici maksatla kullanan grupda enjektor paylasimi riski nedeniyle red edilmelidir. Bu grubdaki diger ilaclar ise kisinin hastaligi goz onune alinarak red edilmelidir. Teratojenik risk grubunda steroidler donasyon acisindan yer almamaktadir.
Saygilar

 

Mail

2- Eylül 2016'da Açtığım Memnuniyet EleÅŸtiri Åžikayet Formu

“Ulusal Kan ve Kan ürünleri Rehberi 2016 yılında yayına sunulmuÅŸtur. EmeÄŸi geçen herkese kendi adıma teÅŸekkür etmekle birlikte özellikle Sıtma baÅŸta olmak üzere rehberdeki eksikleri sahada çalışan bir doktor olarak yazacağım.

1- Sıtma

Bir önceki rehberde ve ÅŸu an yürürlükte olan rehberin taslak vaktinde Sıtma ile ilgili madde ÅŸu ÅŸekildeydi "3 yıl içinde 6 aydan uzun süre sıtma riskinin olduÄŸu ülkelerde kalmış kiÅŸiler 3 yıl boyunca kan veremezler ya da sıtma antikor testinin sonucu ile verebilirler. Fakat yeni rehberde bir hekim olarak anlamlandıramadığım ÅŸekilde 3 yıl reddi kaldırılmış ve isterse kiÅŸi önceden kan vermiÅŸ olsun ya da sadece riskli ülkede doÄŸmuÅŸ olması nedeniyle Türkiye’de hemen hemen uygulaması olmayan Sıtma Antikor testi istenmektedir. Bu sahada oldukça karışıklığa yol açmakta ve Kan veren, zamanını bize ayıran gönüllü vatandaÅŸlarımızla doktorlar arasında çatışmaya neden olmuÅŸtur. Bağışcıların hepsi daha önce kan verdik ÅŸimdi niye veremiyoruz demektedir. 418493-204.02.02-E.49941 nolu 20 Haziran 2016 yılında gönderilen Yeni rehberler hk.  Konulu yazıda kanımca bu hatalı uygulamaya devam edilmesi söylenmiÅŸtir. Aynı yazıda rehberde yer alan listenin uygulamada olması söylenmiÅŸtir. Fakat rehberde güncel bir malarya haritası istenmektedir. Rehberde yer alan liste 2010 yılında yayınlanmış 6 yıllık bir listedir. Listede bulunan bir çok ülke Suriye İran gibi ÅŸu anki güncel listede bulunmamaktadır. Dünya saÄŸlık Örgütünün yayınlandığı güncel listeye ÅŸu adresten ulaşılabilmektedir. http://www.who.int/ith/2016-ith-county-list.pdf?ua=1 Fark edileceÄŸi üzere yıllardır bu listede bulunan Türkiye çok limitli bulaÅŸ ile dahi olsa listede yerini almaktadır. Peki kendi ülkemiz bu listede varken bu kadar katı bir düzenleme getirilmesi ÅŸart mıdır? (Central For Disease Control And Prevention derneÄŸinin listesi için: https://www.cdc.gov/malaria/travelers/country_table/a.html)

Sıtma riskli ülkeler arasında gösterilen ülkemizde rutinde deÄŸil hemen hemen hiç bir hastanede yapılmayan Sıtma Antikor Testi istenirken ülkelerinde sıtma gözükmeyen ülkelerde kurallar ise ÅŸu ÅŸekildedir.

a) A.B.D Kızılhaçı (Kaynak: http://www.redcrossblood.org/donating-blood/eligibility-requirements/eligibility-criteria-alphabetical-listing)

Malarya tedavisi gördüyseniz 3 yıl aradan sonra, Malaryanın bulunduÄŸu bir ülkeye ziyarette bulunduysanız ziyaretten 1 yıl sonra eÄŸer 6 aydan uzun süre yaÅŸadıysanız 3 yıl boyunca kan veremezsiniz.

Alınan kanlara yapılan testler arasında Sıtma Antikor Testi yok. (Kaynak: http://www.redcrossblood.org/donating-blood/donation-faqs#Blood_Safety)

b) İngiltere'de Kan Bağışını GerçekleÅŸtiren NHS Blood And Transplant (Kaynak: https://my.blood.co.uk/knowledgebase/travel)

Türkiye'de de benzer bir liste gerçekleÅŸtirilmesinin uygun olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Tüm ülkeler hakkında tek tek açıklamaların olduÄŸu ve bölge bölge kan bağışına engel durum olup olmadığı sorgulanıyor. Mesela biz Bakü doÄŸumlulardan Sıtma Antikor Testi getirmedikleri sürece kan alamazken İngiltere, Kasım Mayıs ayları arasında yapılan ziyareti Sıtma bulaşı için risk görmüyor. Mayıs Kasım ayları arasında ise Kura nehrinin güneyine gidildiyse 6 ay beklenmesi isteniyor.

İngiltere'de bulabildiÄŸim kadarıyla uzun süreli yaÅŸam ile ilgili herhangi bir uygulama yok. Fakat Sıtma riskli bir ülkede doÄŸmuÅŸsak eÄŸer o ülkeye ziyaretimiz olursa 6 ay geçmesini istiyorlar.  (Kaynak: https://my.blood.co.uk/KnowledgeBase/Index/M)

Alınan kanlara yapılan testler arasında Sıtma Antikor testi var. (Kaynak: https://www.blood.co.uk/the-donation-process/further-information/tests-we-carry-out/)

c)  Almanya Kızılhaçı

Tam emin olmamakla birlikte Sıtma riskli ülkeye gittikten sonra 6 ay boyunca kan verilemiyor. (Kaynak: http://www.blutspende-plasmaspende.de/zulassung-ausschluss/zeitweilige-ruckstellung-vom-blutspenden-welche-grunde-fuhren-zu-einem-temporaren-ausschluss-fur-blustpender/)

Alınan kanlara yapılan testler arasında Sıtma Antikor testi yok. (Kaynak: http://www.drk-blutspende.de/blutspendedienste/sicherheit-fuer-spender-und-empfaenger.php)

d) Avustralya Kızılhaçı

Sıtma bulunan ülkeye ziyaret ya da Sıtma riskli bölgelerde 6 aydan uzun süre yaÅŸadıysanız Papua Yeni Gine harici Plazma hemen verebiliyorsunuz. Tam kan ve Platelet için ise döndükten 4 ay sonra verilebiliyor. Fakat bu durumda Sıtma Antikor Testi yapılıyor eÄŸer sıkıntı yoksa kan bağışında engel bulunmuyor.  (Kaynak: http://www.donateblood.com.au/faq/travel)

Elimden geldiÄŸince belli baÅŸlı ülkelerin Malarya Riskli Ülke Ziyareti sonrası yaptıklarını yazmaya çalıştım. Daha detaylı bir listeye eminim konuyla ilgilenen çalışanlar ulaÅŸabileceklerdir. Åžahsi fikrime göre bu sorunun en mantıklı ve güzel çözümü İngiltere Modelidir. Sıtma Riskli ülkelerin Sıtma görülen bölgelerine ziyaret var ise formda bu belirtilir ve bu kiÅŸilere Sıtma Antikor Testi yapılır Kızılay tarafından. Eminim Türkiye'de her gün bu Sıtma Riskli ülke ziyareti nedeniyle kan veremeyen yüzlerce insan oluyordur. Geçici Åžartlı Red sistemi gelmediÄŸinden ötürü bu ülkelere ziyaret sonrası redler bir çok kez kayıt altına alınamıyor. EÄŸer Sıtma Antikor Testi maliyeti fazla ise ÅŸahsi fikrimce mutlaka Sıtma Antikor Testi isteme zorunluluÄŸu kaldırılmalı ve eski kurala dönülmelidir. EÄŸer bu kural mutlaka ÅŸart ise en azından daha önce kan vermiÅŸ kiÅŸilere ne açıklama yapmamız gerektiÄŸi bir yazı ile doktorlara bildirilmelidir. 15 kere kan vermiÅŸ kiÅŸiyi yeni kural nedeniyle maalesef geri çevirmekteyiz ve bir çok kiÅŸi oldukça sinirlenerek ve kuruma küserek bağış alanını terk etmektedir. Sıtma konusunda umuyor ve diliyorum ki bu uygulamadan geri dönülmelidir. Ayrıca rehberde 49. sayfada ÅŸu ÅŸekilde bilgi verilmektedir: "Kan toplayan kan hizmet birimleri, birim içerisinde güncel bir malarya haritası veya malarya açısından riskli ülkeler veya bölgeler listesi bulundururlar."  Güncel liste denilip ardından 2010 yılının listesinin verilmesi ne derece uygundur? Ayrıca ÅŸu an sahada çalışan doktorlar kan alım iÅŸlemini Güncel listeye göre mi yapmalı yoksa rehberdeki ülke listesine göre mi yapmalıdır?

2- UyuÅŸturucu

Rehberde uyuÅŸturucu kullanımı hakkında bilgi sadece Esrar, Kokain ve Eroin hakkında verilmektedir. Geri kalan uyuÅŸturucuların red süresi nedir? Özellikle gençler arasında çok yaygın olan Bonzai gibi sentetik fakat duman ile alınan uyuÅŸturucular için Esrar gibi mi düÅŸünülmeli yoksa farklı bir yaklaşım mı sergilenmelidir. Aynı ÅŸekilde yine gençler arasında oldukça yaygın olan Hap(Ectasy türevleri), LSD, Meth gibi uyuÅŸturucular hakkında rehberde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

3-Takı İçin Cilt Deldirme Cerrahi ve Dövme

Hepatit bulaÅŸ riskinin en fazla olduÄŸu DiÅŸ Çekimi sonrası 1 hafta geçmesi yeterliyken. AÅŸağı yukarı tüm Dünya'da geçici red süresi 4 ay olarak kabul edilen Cerrahi iÅŸlem, Takı için Cilt Deldirme ve Dövme için bizlerin de geliÅŸmiÅŸ ülkeler gibi Nat çalışması yaptığı halde 1 yıl red vermemiz bağışcı sayısını azaltmaktadır. Tamamen steril ÅŸartlar altında yapılan bir Ameliyat sonrası mı Hepatit BulaÅŸ riski fazladır yoksa sokak arasında ruhsatlı bir diÅŸ hekiminde yapılan diÅŸ çekimi daha fazladır?

4-İnsülin Kullanımı

Hayatında bir kez ÅŸekeri artıp acile giden bir hastaya serum içerisinde insülin verilse dahi kan alamıyoruz. Amerika, Avrupa, Avustralya dahil hiç bir ülkede İnsülin red nedeni olarak kabul edilmiyor. Biz neden kabul ediyoruz?

5-Red Nedenleri

Bir sonraki rehberde Red nedenleri açık açık yazılsa mesela Eroin kullanımı: Paylaşılmış enjektör olduÄŸundan dolayı red nedenidir. Kalp Hastalığı: Bağışcıyı koruma adına kısa bir zamanda yüklü miktarda kan alındığından dolayı red nedenidir ÅŸeklinde yazılırsa hem hekimin bağışcıya bilgi vermesi daha kolaylaÅŸacaktır hem de biz çalışanlar açısından büyük kolaylık saÄŸlacaktır. Åžahsen Levotiron türevi ilaçlarda kan verebiliyorken Thyromazol içen bağışcının kan verememesinin nedenini maalesef bilmiyorum.

1 yılımı henüz doldurdum. Allah izin verirse daha uzun yıllar Kızılay ailesine onur ve gurur ile hizmet edeceÄŸim. Bu MeÅŸ'i açmamdaki en önemli neden daha fazla donörden kan bağışı almamız ve daha fazla hastaya yardımcı 0olmamız yardımcı olmak. 2016 yılında hazırlanmış olmasına raÄŸmen hemen hemen hiç bir red kriterinde düzeltme yok bu da maalesef bağışcı sayısını düÅŸüren en önemli faktör. Zaten ülkemizde bağışcı sayısı azken elimizde olan gönüllü insanları ise nedenini anlayamadığım(dünya kriterlerine bakarak) bir ÅŸekilde çeÅŸitli nedenlerle reddiyoruz.

İyi çalışmalar dilerim.”

​

Kanıt 1 

Kanıt 2

Kanıt 3

Kanıt 4

MeÅŸ

3- Kızılay Yöneticisine Atılan Mesaj

21 Eylül 2016 tarihinde gönderdiÄŸim mesaj.

​

Kanıt 1

Whatsapp1

4- Meş Sonrası Verilen Eğitim

Açtığım MeÅŸ sonrası Tüm Türkiye'de Kızılay tarafından eÄŸitim verildi. Bu eÄŸitimde hazırladığım dosya ve merak ettiÄŸim konularla ilgili bir çok soru sordum fakat hiç birine doÄŸru düzgün cevap alamadım. Gürcistan'ın 2016 yılında Sıtma Listesinden çıkarıldığını, erkek erkeÄŸe cinsel iliÅŸkinin tüm dünyada red olarak kabul edildiÄŸini duydum. Bu rehberin düzeltilmesine yönelik ısrarlı cümlelerim red kriterlerini düzeltmeye gerek yok cevabını almama neden oldu. Aynı eÄŸitimde bir internet sitesi yapılacağı söylendi ve görev almak isteyenler soruldu. Görev almak istediÄŸimi belirttim. İletiÅŸim bilgilerimi bırakmama raÄŸmen geri dönüÅŸ olmadı.

​

Kanıt 1

EÄŸitim

5- Kızılay Yöneticisine Gönderilen Sunum

Kızılay'da yönetici olarak çalışan bir doktora Rehber ve diÄŸer konular hakkında bir sunum attım.

​

Kanıt 1

Whatsapp2

6- Mayıs 2017'de Açılan Düzeltici Önleyici Faaliyet

7 Mayıs 2017 tarihinde Düzeltici Önleyici faaliyet açıp bir kez daha rehberin güncellenmesi gerektiÄŸini üstlerime ÅŸu yazı ile bildirdim.

“Faaliyet: GeliÅŸmiÅŸ ülkeler gibi her yıl Kan Bağış Ulusal Rehberi’nin güncellenmesi gerekmektedir.  Rehberin baÅŸtan sona kadar güncellenmesi mümkün deÄŸilse özellikle red kriterleri, Malaria, West Nile Virüs, Chagas gibi hastalıkların endemik ülke listesi her yıl güncellenmelidir. Rehberi yenilemek mümkün deÄŸilse iç yazı ile yeni kriterlerin çalışanlara bildirilmesi bağış sayısını ve hasta güvenliÄŸini arttıracaktır. Eylül 2016 yılında konu ile ilgili açtığım MeÅŸ’e cevap gelmediÄŸinden ötürü düzeltici faaliyet açmayı uygun gördüm.

Örnekleme Özet: 2016 yılında yayına sunulan kan bağış rehberinin eksiklerini tamamlamak ve her yıl güncellenen bir rehber çıkartmak”

 

Maalesef bu açtığım düzeltici faaliyete de herhangi bir cevap alamadım.

​

Kanıt 1

Döf

7- İnternet Sitesinin Açılışı

Site

Açtığım resmi kayıtların hiç birine cevap verilmeyince, Türkiye'nin halk saÄŸlığını korumak adına kendim bir internet sitesi açmaya karar verdim. Çünkü hem ülke listeleri olsun hem bazı ilaçlar olsun hem de bazı hastalıklar olsun rehber oldukça yetersiz yer yer de bir çok yanlış içeriyordu. Yüzlerce saatlik mesaiden sonra elimden geldiÄŸince ekipte çalışan doktorlara yardımcı olması amacıyla buradaki siteyi kurdum. Medikal Koordinatöre ise ÅŸu ÅŸekilde bir mail attım fakat maalesef yine cevap alamadım.

​

"Gönderen: Muhsin Güllü
Gönderildi: 14 Kasım 2017 Salı 15:30
Kime: .....
Konu: Merhabalar Sayın Hocam

 

İyi günler Sayın Hocam,

Bireysel çabalarımla www.kanvercanver.net adında bir internet sitesi kurdum. Kızılay'a yeni baÅŸladığımda sıkıntı çektiÄŸim red listesine ulaÅŸabilme, rehberimizde bulunmayan hastalıklar hakkında bilgi, güncel coÄŸrafik risk indeksi, etken maddelerin piyasa isimlerini siteye elimden geldiÄŸince ekledim. Siteyi Kızılay'da çalışan doktorlara da ulaÅŸtırmak istiyorum fakat bir sakıncası var mı merak ediyorum. Umarım aylarımı alan bu çalışmayı beÄŸenirsiniz. Okuyup zaman ayırdığınız için teÅŸekkür ederim.

İyi günler."

8- Ekip Liderleri Toplantısı

Toplantı

Tam konu hakkında ne yapacağımı bu rehberin düzeltilmesi için hangi yola baÅŸvurmam gerektiÄŸini kara kara düÅŸünürken Kızılay tarafından düzenlenen Ekip Liderleri Toplantısına katılmak için görevlendirildim. Bu toplantıda her ilden doktor ve hemÅŸire arkadaÅŸlarla birlikte Kızılay'ın Kan Hizmetlerin'de çalışan yöneticileri de bulunmaktaydı. Rehberle ilgili her oturumda rehberin düzeltilmesi gerektiÄŸini, mutlaka rehberde olması gereken bazı ilaçların olmadığını, Sıtma listemizin güncel ve doÄŸr olmadığını anlattım. Burada bir yönetici tarafından "Çok detaylı bir ilaç listesi hazırlıyoruz. Çok yakında elinizde olacak" cümlesini tüm oturuma katılan doktorlarla beraber duydum. Toplantının son gününde Kızılay'ın Kan Hizmetlerinde çalışan aÅŸağı yukarı tüm yöneticilerin bulunduÄŸu Soru-Cevap bölümünde söz alıp aÅŸağıdaki metni okudum.

​

"Merhabalar, Bursa KBM’den doktor Muhsin Güllü eÄŸer izniniz olursa bazı konularda diyeceklerim olacak. EÄŸer araya girmeler olmazsa toplam 12-13 dakikanızı alacağım. BaÅŸtan söylemek isterim ki üslübum eÄŸer sizlere sert gelirse bu ukalalğımdan ya da kötü niyetimden dolayı deÄŸil ekmek paramı kazandığım Kızılay’ı daha iyiye ve ileriye taşıma çabamdan ya da cehaletimden kaynaklanmaktadır.

 

İlk olarak ÅŸu soru ile baÅŸlamak istiyorum. Kan sayısını güvenli bir ÅŸekilde nasıl arttırabiliriz? bu sorunun cevabına herkes rehberin ret driterlerinin güncellenmesi olarak cevap verecektir. Temmmuz 2015’de Kızılay’da göreve baÅŸladım. Göreve baÅŸldığımın ikinci ayında rehberdeki eksikler gözüme çarpmaya baÅŸladı. Bana ÅŸöyle denmiÅŸti o zamanlar “Yeni rehber çıktığında bütün sorularınıza cevap bulacaksınız” Oysa ki yeni rehbein taslak halini kullanıyordum ve önceki rehbere göre arasında NSAİİ trombosit yapımı dışında önemli bir deÄŸiÅŸiklik yoktu. 23 Mart 2016’da ... Bey’e rehber hakkında baÅŸlıklı bir mail attım. Aldığım cevapta sorduÄŸum sorulara cevap alamadım fakat epilepsi konusunda yaptığım öneri rehber çıktığında kaale alınmıştı. Fakat uyuÅŸturucu ve teratojenik ilaçlarla ilgili hiç bir ÅŸey yazmıyordu. Aylar geçtikte rehberdeki eksiklikler artık beni tam anlamıyla rahatsız etmeye baÅŸladı. Sorular içinde Romatolojik hastalık soruluyordu fakat rehberde hiç bir tane dahi romatolojik hastalıkla ilgili red süresi ya da bilgi yoktu. immunsupresan kullananlardan acaba kan alan var mıydı? Åžantı olan bir kiÅŸi bağış yapabilir miydi? Viral hemorajik hastalıklarda ne oluyordu? Sık sık FMF hastaları geliyordu Yaklaşım nasıldı? Rehberdeki eksikleri saymaya baÅŸlarsam ayrı bir oturum yapmamız gerekir. Ondan burada kesiyorum. Daha sonra en önemli konu rutinde NAT uygulayan hiç bir ülke cerrahi iÅŸlemlere 12 ay red deÄŸil 6 ay red veriyordu. Evet her kan bağışı alan kurum Kızılay gibi rutinde Nat bakmıyordu. Fakat çok mu zordu Nat uygulayan kurumlarda 6 ay uygulanmayanlarda 12 ay yazmak merak ediyorum. Malarya listesi ise ayrı bir faciaydı 2016’da yayınlanan ve tüm Türkiye’de kullanılacak olan rehberde 2012’den kalma bir liste vardı. Listede 2013 yılında listeden çıkarılan Gürcistan varken sıtmanın cirit attığı Myanmar yoktu. Rehberdeki konuları ÅŸimdi gelip burada anlatmak uygun deÄŸil diye düÅŸünenler olabilir. Åžimdi bu durumun düzeltilmesi için yaptıklarımı anlatacağım. Konu ile ilgili MEÅž açtım zira ilk yapılması gereken bu eksiklerin bir doktor tarafından fark edildiÄŸini ve kayıt altına aldığının farkına varılmasını istedim MEÅž’ten iki hafta sonra doktor eÄŸitimleriyle ilgili yazı geldi. MEÅž açıktı ki hala 1 yılı aÅŸkın süredir açık duruyor fakat dedim sorduÄŸum sorulara cevap alabilirim belki fakat maalesef hiç bir soruma cevap alamadım. O gün ... hocama son bir soru sordum siz bu rehberden memnun musunuz içinize siniyor mu diye Evet sonuna kadar diye cevap aldım. Ben maalesef .... hocam rehberin red kriterlerine her göz gezdirdiÄŸimde üzülüyorum. Bunun dışında konuyu Whatsapp’ten anlattım, sunum gönderdim fakat yine sonuç alamadım. En son dedim ki ben oturayım diÄŸer İngilizce rehberlerin red kriterlerini elimden geldiÄŸince çevireyim. Çünkü rehberin hazırlanırken İngilizcesinin okunmadığı bellliydi. Saatlerimi verdim, çevirdim cebimden 500 lira para verip siteyi açtım ve ..... Bey’e siteyi anlatan bir mail attım. Belki dedim aaa bunlar rehberde yok muymuÅŸ denir de düzeltilir dedim fakat mail’e hiç bir cevap alamadığım gibi hakkımda Kızılay’ın sitesine rakip site yapmış denildiÄŸini duydum. Yahu ben de Kızılayıcıyım ne rakibi belki düzeltilir rehber belki süreci hızlandırırım dedim yine olmadı. Sonra bu toplantıda ismimi gördüm ve dedim ki Muhsin iÅŸte bu son ÅŸansın ve dün oturup sabah 5’e kadar bu söylediklerimi kağıda döktüm. Bulaşıcı Hastalıklar Åžube Müdürüyken tecrübe ettiÄŸim bir konu var. DoÄŸru söyleyeni dokuz köyden kovarlar ondan dolayı bu konuÅŸmamı kayıt altına aldığımı belirteyim. İlk konunun sonuna geldim. Bakın Kızılay’ın ÅŸu an ivedilikle tüm gücüyle gerekirse CumhurbaÅŸkanı danışmanlarının kapısında yatıp bir an önce rehberi güncellemeye baÅŸlaması gerekir. Bu rehber yüzünden günde yüzlerce belki de binlerce kiÅŸiden kan alınamıyor yine yanı sayılarda alınmaması gereken kiÅŸilerden kan alınıyor. Bunun vebalini ödeyemeyiz.

 

Åžimdi ikinci konuya geçiyorum. Yeni sistemle beraber KBM’lere dağıtılan doktor bilgisayarlarında neden son jenerasyon 2 Gb bir ekran kartı var. Bilmeyenler için ekran kartı oyun oynamaya yarar ve bir laptopta fiyatı yükselten en önemli parçadır. Hayır eve de götüremiyoruz götürebilsem oyun oynayacağım ama yok. Aynı iÅŸi yapabileceÄŸimiz bir bilgisayarı en az bin lira daha ucuza mal ederim. Åžimdi bu ihalenin teknik ÅŸartnamesini hazırlayan, alımını yapan kiÅŸiler hiç mi içiniz sızlamadı yoksa hiç mi bilginiz yoktu? Her ne olursa olsun bu konu çok üzücüdür.

 

Üçüncü konu ise çalışanların fiziki ÅŸartları hakkında. Her ne kadar burada öÄŸrendiÄŸim kadarıyla KBM’lere yeni araçlar gönderilecekmiÅŸ. Fakat bir  tane yetmez çadır ekipleri kalkana kadar her KBM’nin ÅŸartları düzeltilmelidir. 1970 model otobüsün içinde 5 bin liralık el terminalleri, 2800 liralık laptop ve yazıcılar ile çalışıyoruz ki bu 1970 model otobüslerle tek yönlü daÄŸ ilçelerine gidiliyor. Allah korusun o ÅŸoförlerden birine bir ÅŸey olursa ne yaparız, nasıl anlatırız? BaÅŸakÅŸehir’de çalışan arkadaÅŸlarım ÅŸöyle diyecektir ah hocam ah Sefaköy’de sidik kokusunun içinde buz gibi havada çalışmaktansa 1970 model de olsa otobüs daha iyidir. Uzatmayacağım çünkü zaten bu konuda her çalışan ÅŸikayetçi. 2,5 senedir bir deÄŸiÅŸim yok fakat ben hala benim hala umudum var diyorum.

 

Gelelim bir baÅŸka konuya eÄŸer bir fabrika tehlikeli ya da çok tehlikeli sınıfına giriyorsa KBKU’lara mutlaka söylenmeli hatta kural çıkarılmalı ki bu fabrikalara asla kan bağışına gidilmemelidir. Bakın bir kiÅŸi sadece bir kiÅŸi kan verdikten sonra reaksiyon geçirip presin altında kalırsa Kızılay’yın yıllardır oluÅŸturmak için çabaladığı tüm imaj yerle bir olur.

 

İki tane de önerim var Kızılay bir aplikasyon çıkartmalı ve kiÅŸiye formda sorulan sorulara buradan cevap vermesi kiÅŸiye randevu numarası verilmesi ve doktorun bu cevapları bilgisayarda görmesi bağışa gelen kiÅŸiye de internetten … nolu randevu numarası ile kaydını açtığım formda bahsi geçen sorularaı kendim cevapladım ve günceldir diye bir yazı ile imzalanması sonucunda hem zamandan hem kağıttan hem de mahremiyet konusunda kesin çözüm saÄŸlayacaktır. DiÄŸer önerim de e-imza eÄŸer personele e-imza alınırsa okumadan atılan tebliÄŸ tebellüÄŸler oldukça azalacaktır. 25 AÄŸustos’ta yayınlanan Malarya yazısından haberdar olmyan ve hala Gürcistan’a gidenlerden kan almayan doktorlar var bilginiz olsun.

 

Gelelim tüm çalışma arkadaÅŸlarımın bana kızacağı konuya prim sistemi mevcutken güvenli kan alımından bahsedilemez. Prim yerine maaÅŸa sabit ek bir gelir konmalıdır. EÄŸer sayı düÅŸer kokusu var ise istatistiksel olarak dramatik düÅŸüÅŸler tespit edilir ve savunma istenir. Savunmaya göre de kiÅŸiyle çalışıp çalışılmayacağına karar verilir. Bir saÄŸlık kurumunun çalışanlarında olmasın gereken en önemli özellik iÅŸ ahlakıdır.

 

Diyeceklerim bu kadardı dinlediÄŸiniz için sabrınız için teÅŸekkür ederim. Son olarak eÄŸer rehber konusundaki çabam yine sonuçsuz kalırsa bilin ki hevesli, hırslı, istekli genç bir doktorunuzu ekiplerde tüm hevesi kaçmış ÅŸekilde fakat yastığa kafasını rahat koyduÄŸundan emin olarak emekliliÄŸini beklerken bulabilirsiniz.”"

​

Bu konuÅŸmanın ardından bir çok tebrik aldım. Yöneticilerden rehberin düzeltileceÄŸini ve komisyona çaÄŸrılacağımı herkesle beraber duydum. Ses kaydı yaptığımı direkt olarak yüzlerine söyledim. Yöneticilerden buradan kovulmayacaksın. 10. köy olmayacaksın cümlesini yine herkesle beraber duydum. Yaptığım konuÅŸma aldığım tebrik ve alkışlar nezdinde düÅŸünülürse oldukça yerinde ve baÅŸarılı bir konuÅŸmaydı.  Güzel dille, resmi yollarla yaptığım baÅŸvuruların hepsi sonuçsuz kalmıştı fakat hem oturumlarda hem de son gün yaptığım konuÅŸmanın sertliÄŸi düÅŸünüldüÄŸünde kesinlikle rehberin güncelleneceÄŸine ya da en azından kritik hatalarda ivedilikle revizyona gidileceÄŸi beklentisi herkesle birlikte benle de oluÅŸmuÅŸtu. Çünkü kamu saÄŸlığı tehdit ediliyordu ve bunu saygı sınırları çerçevesinde yapabileceÄŸim en sert üslupla yöneticilere bildirmiÅŸtim.

9- Blöf Maili

Toplantının üzerinden 7 ay geçmesine raÄŸmen hiç bir düzeltme ya da düzeltmeye dair emare olmayınca kanaat getirdim ki güzellikle ya da resmi yollarla halkın saÄŸlığını tehdit eden bu rehberin düzeltilmesinin olanağı yok. Ben de mecburen farklı bir yol seçmek zorunda kaldım. Göreve baÅŸlayışımın üçüncü yılında hiç hazırlanmadan oturup bir günde 26 sayfalık bir yazı kaleme aldım. Bu yazıda çoÄŸunlukla abartılı cümleler kurdum ki rehberin güncellenmesi ivedilikle yapılsın. Ardından bu yazıyı yöneticilerden iki tanesine göndererek randevu talep ettim.

 

Bu bahsi geçen 26 sayfalık gayri resmi yazışma ve aldığım resmi cevaba 13. bölümde yer vereceÄŸim.

Blöf
Randevu

10-Yönetici Ä°le GörüÅŸme

Bu görüÅŸmede ısrarla rehberdeki hataların yenilir yutulur tarzda olmadığını; yazılarıma kim cevap vermediyse, rehberin bu ÅŸekilde kalmasına kim izin verdiyse hesap vermesi gerektiÄŸini, bu konu hakkında soruÅŸturma açılması gerektiÄŸini defalarca ama defalarca anlattım. Tarafımın yazdığı hiç bir resmi kayda neden cevap verilmediÄŸini, neden blöf maili atmak zorunda bırakılana kadar kâle alınmadığımı sordum. Rehberin hatalarının inanılmaz olduÄŸunu bu durumun halkın saÄŸlığını tehdit ettiÄŸini bir an önce bu rehberin güncellenmesi gerektiÄŸini belirtip zaten yazıyı basına falan vermeyeceÄŸimi olayın öneminin kavranması açısından yazdığımı buradaki yöneticiye belirttim. Yöneticiden ise defalarca konunun SaÄŸlık Bakanlığı ile alakalı olduÄŸunu, doktorların bahsettiÄŸim konuları bilmeleri gerektiÄŸini dinledim.

EÄŸer SaÄŸlık Bakanlığı'na bahsettiÄŸim konular hakkında bir yazı yazılıp cevap verilmediyse tazminatımı ödeyip iÅŸten çıkacağımı net bir ÅŸekilde belirttim. Israrla olayın vahametini anlatmaya çalıştıkça sinirlendim. Karşı tarafın vurdum duymazlığı, aslında hiç bir ÅŸey olmamış gibi davranması beni her geçen dakika çileden çıkarttı. Sana hesap vermek zorunda deÄŸilim cümlesini duyduktan sonra bana hesap vermezseniz halka verirsiniz diyerek odadan çıktım. Yönetici tarafından arkamdan medikal koordinatör ile randevum olduÄŸu söylendi.  Bu randevuya olanları defalarca yazı ile anlattığımdan ve Profesör olmuÅŸ bir hocaya kan bankacılığındaki kanun niteliÄŸinde bilgileri anlatmamın ayıp olacağı gerekçesini yöneticiye bildirerek katılmadım. 

Özür

11-Özür Mektubu

GörüÅŸmenin üzerinden bir ya da iki gün geçtikten sonra yaptığım görüÅŸmenin rehberin bu ÅŸekilde kalmasına neden olanların hesap vermesi üzerine kurulu olduÄŸunu fark edip yanlış yaptığımı anladım. Yazılı olarak planını çıkardığım konuÅŸmamı tekrar okuduÄŸumda ve olanları tekrar kafamdan geçirdiÄŸimde her ne kadar sonuna kadar haklı olsam da davranışlarımın egoma yenik düÅŸtüÄŸünü anlayıp Nurettin Bey'e aÅŸağıdaki maili attım.

​

“Merhabalar .... Bey,

 

Öncelikle sabrınız, tahammülünüz ve zaman ayırdığınız için teÅŸekkür ederim. İlk olarak büyük bir özür borçluyum zira geriye dönüp baktığımda haklı olmanın verdiÄŸi gücün sarhoÅŸluÄŸuyla berbat bir üslup ve tavırla karşınıza çıktığımı düÅŸünüyorum. SeçtiÄŸim kelimeler, kullandığım cümleler, yüzümü kızartacak kadar utanç verici bir halet-i ruhiye içinde olduÄŸumu gösteriyor. Umarım gençliÄŸime verir, özrümü kabul edersiniz.

 

İyi bir insan olduÄŸunuzdan eminim her ne kadar asli kusur meslektaÅŸ olmadığımızdan ötürü sizde olmasa da ortada bir an önce çözülmesi gereken bir yanlış var.  SaÄŸlık Bakanlığı Kurulunun toplanmasından daha önce yayınlanacak TAMİM ile bahsettiÄŸim ilaçları kullananlardan kan alınmaması lazım. Cuma günü oraya geldiÄŸimde ÅŸöyle diyordum Cuma günü öÄŸleden sonra Türkiye'ye bir yazı gidecek ve en azından alınmaması gereken kanlardan kan alınmayacak.  Fakat benim tavrımdan dolayı maalesef olmadı. BahsettiÄŸiniz saÄŸlık kurulunun toplanması lazım görüÅŸünü esas alarak mail'i aynı ÅŸekilde   ........ beye de attım umarım o bahsettiÄŸiniz Kurul toplanma iÅŸlerini daha hızlı çözecektir.

 

Sıradan bir Kan Merkezi doktorunuz yanlış alınan kanları engellemek için yıllardır mücadele ediyor. EÄŸer bahsettiÄŸiniz gibi açtığım MEÅž, Düzeltici Önleyici Faaliyet ya da sözel uyarılarıma istinaden SaÄŸlık Bakanlığı'na bir yazı yazıldıysa ve cevap gelmediyse SaÄŸlık Bakanlığı hesap vermelidir. Yaptığım tüm uyarılar kulak arkası edildiyse o zaman da kulak arkası edenler hesap vermelidir. Çünkü ....... Bey bu alınan kan yarın bir gün size bana ya da sevdiÄŸimiz birine de gidebilir. Doktorlarımız yetersiz, alanında uzman deÄŸiller. EÄŸer ÅŸehir ÅŸehir gezip kendileriyle 5 dakika kadar sohbet edecek kadar zaman ayırırsanız demek istediÄŸimi anlayacaksınız.  Detaylı ilaç listesi hazırlıyoruz çok yakında elinizde olacak diyen yöneticiler neden bu ilaç listesinin hazır olmadığını açıklamalıdırlar. Çünkü intermediate düzeyde İngilizce bilen ya da sadece Google ve bilgisayar kullanmayı bilen herkesin ulaÅŸabileceÄŸi bilgiler bu bahsettiÄŸim hayati bilgiler. Artık yalvarıyorum lütfen bir an önce bu yanlıştan dönelim.

 

Neden Sayın Hocamız ......... ile görüÅŸmediÄŸim konusuna vereceÄŸim cevap daha önce üstte de yazdığım gibi haklılığın verdiÄŸi sarhoÅŸlukla kendimi kaybetmem olacaktır. Sonuna kadar haklısınız ben kimim ki sizden hesap soruyorum. Ama birileri hesap vermeli ....... Bey belki de yüzlerce cana kast ettik farkında bile deÄŸiliz. İkinci neden ise koskoca Mikrobiyoloji Profesörünün bunların zaten farkına varmış olması gerektiÄŸine olan inancım ve statüm gereÄŸi daha önce nasıl ..... Bey'e, ....... Bey'e derdimi anlatamadıysam hocamıza da derdimizi anlatamayacak olacağımı düÅŸünmem. BahsettiÄŸim mevzular kan bankacılığında teori niteliÄŸinde bilgiler olduÄŸundan mütevellit üstüne konuÅŸacak bir ÅŸeyim olduÄŸunu zannetmiyorum Türkiye'nin en büyük derneÄŸi Kızılay'ın Medikal Koordinatörü zaten bu konulara hakim olmalı diye düÅŸünüyorum. Bir de kiÅŸisel tecrübelerime dayanarak Google'a ........ kimdir yazdığımda daha önce ....... Üniversitesinde çalıştığını görmem ve aynı frekansta anlaÅŸabileceÄŸimizi düÅŸünmeyiÅŸim. Benim hatam koskoca Profesör vakit ayırıp benimle görüÅŸmeyi kabul etmiÅŸsse tüm bu önyargıyı kenara bırakıp gidip görüÅŸüp yanlışları anlatmalıydım.

​

Ama yanlışlarımız o kadar su götürmez gerçekler ki anlatmaktan da karşımdaki otoritelerin bilmemesinden de sıkıldım.

Haklıydım, haksız konuma düÅŸtüm. Çünkü uysal halimin hiç bir sorunu çözmediÄŸini deneyimleyip hırçın olmaya karar verdim. Fakat hırçınlık dediÄŸim ÅŸimdi geriye dönüp baktığımda saygısızlık ve terbiyesizlikten baÅŸka bir ÅŸey deÄŸilmiÅŸ.  Yıllarca kâle alınmayışımın, yaptığım uyarıların kulak ardı ediliÅŸinin birileri hesabını vermeli fakat en başından beri unuttuÄŸum buranın Türkiye oluÅŸu ve Türkiye'de ideal olması gereken doÄŸruların çoÄŸu zaman doÄŸru olarak görülmeyiÅŸi.

​

Tüm bu kopardığım yaygara sonucunda en kısa zamanda bu rehberin red kriterleri güncellemeye gidecektir diye düÅŸünüyorum. Kızılay'da yönetici olmak istiyorum. Sizlerin yanında ekiplerde çalışan bağımsız birinin hataları söylemesi lazım. Bu Kan Hizmetleri'nin çok daha iyi duruma gelmesi demek. Sıfır iltimasla yönetici olmak çok zor olsa da en azından güncellenecek rehberin red kriterleri kısmına katkıda bulunmak istiyorum.

​

Bir kez daha tüm içtenliÄŸimle özür diliyorum. Hatalı olduÄŸunuza dair inancım beni çirkin ve kötü bir insanmışım gibi gösterdi. Oysa ki amacım gücüm yettiÄŸince dünyayı güzelleÅŸtirmek. Buradan sonra düzeltilmesi/iyileÅŸtirilmesi gereken konulara dair düÅŸüncelerim olacak.

​

1- Mutlu Personel Fazla Kan

Personel mutlu deÄŸil. Dışarıdan akıllı bir insan baktığında olayı garipsiyor. Kendi meslek grubunda çalışan diÄŸer kiÅŸilere göre daha çok maaÅŸ verip insanları daha az çalıştırıyoruz. Peki nasıl mutlu deÄŸiller? İşe gitmek zorunda herkesin mutlu olamayacağı gerçeÄŸini bir kenara bırakırsak ya ÅŸanslı olduklarının farkında deÄŸiller ya da çalışma ÅŸartları kötü. Kızılay'da üçüncü yılımı doldurdum ama ikisini de ÅŸanslı olduÄŸumdan dolayı tecrübe edebildim. ..... Hanım ÅŸanslı olduklarının farkında deÄŸiller düÅŸüncesinde ve bu tarz ile ... ÅŸehrinde kan bağış sayısı her sene rekor kırıyor. Peki adaletli mi?  Belli bir kan bağış sayısını toplamak zorunda olan Kızılay için adalet çok önemli olmayabilir. ..... Hanım, görevlendirme ile giden personelin yol mesaisini kendince haklı nedenlerden mi kesiyor? Bana göre Evet. EÄŸer personel merkeze gitmediÄŸi halde kartını verip baÅŸka personele okutturuyorsa, bundan dolayı kurum zarar uÄŸruyorsa haklı. Evet personelden bazıları bunu haketti. Ama düzgün, iÅŸini doÄŸru yapanlar haketmemiÅŸtiler. Yine de haketmeyen kesim ÅŸanslı olduklarını ve İstanbul ÅŸartlarında daha iyi ÅŸartlarda çalışamayacağını bildiklerinden tüm bu haksızlığı kabul etti. Personel hep mutsuzdu ve bu her ekibe yansıyordu. Sürekli bir sarı zarf gelme korkusu vardı. Evet ilk baÅŸladığım Temmuz 2015'e göre bağışcıya karşı davranış konusunda geliÅŸme çoktu. Fakat personel mutsuzsa her ekip bir saatli bombaydı. Evet ...... Hanım'ın bu tavrını hak edecek personeller olmuÅŸtu fakat haketmeyenlerin de moral motivasyonu çok düÅŸtü. Daha sonra zaten .....'dan bir çok kiÅŸi tayin istedi. Sayıları bilmiyorum fakat ..... Hanım yönetiminde tayin istek sayısı hiç olmadığı kadar çok olmuÅŸtur. Evet bağış sayısı artmıştı dolayısıyla ....... Hanım baÅŸarılıydı fakat ya ÅŸu haber (https://www.evrensel.net/haber/322679/kizilay-calisanlarinin-servis-hakki-gasbediliyor) bu kadar az ses deÄŸil de personelin yolda geçirdiÄŸi ölümlü bir kaza sonucu ya da personelin intiharı sonucu gerçekleÅŸseydi ne olurdu? Bu kurumumuzun aldığı çok büyük bir risktir. Åžimdi gelelim çalışma ÅŸartlarının kötü olduÄŸu düÅŸüncesinde olan ve bu tarz ile yıllarca hedefini tutturamayan Bursa, Antalya, Trabzon gibi ÅŸehirlere kan bağış sayısı rekoru kırdırtan ......... ve ...... Beye. ...... Bey de sinirliydi eÄŸer kiÅŸi hatalıysa bağırıp çağırıyordu ama hiç kimsenin aklında adalete dair bir soru iÅŸareti olmuyordu. ...... ve ....... bey herkesin anlayacağı ÅŸekilde özeten ÅŸöyle söyledi. "Evet çalışma ÅŸartlarınız kötü. Biliyoruz gece geç saatlerde çalışıyorsunuz çok zor bir iÅŸ yapıyorsunuz. Fakat daha iyi bir iÅŸ bulabiliyorsanız orada çalışabilirsiniz. Fakat biz sizi bu çalışma ÅŸartlarına raÄŸmen mutlu edeceÄŸiz. Sizler 1 yıl boyunca sokaÄŸa çıkıp bağışcı çevireceksiniz, ilçelere 3 ayda 1 gideceksiniz, güler yüzlü olacaksınız ondan sonra zaten insanlar alışacaklar. Bu ÅŸekilde çalıştığınız takdirde hem prim alıp iyi para kazanacaksınız hem de hedef tuttuÄŸu zaman izin yapacaksınız. Sizi rahatlatacağız dediler." Bir çok yönetici gördüm fakat ..... Bey kadar iyisi ile karşılaÅŸmadım diyebilirim. EÄŸer bir flebotomist kan bağış sayısını düÅŸürtecek bir hareket mi yapıyordu? Alırım sizi komponente ya da sürdürürüm sizi diyordu ve sonuna kadar haklıydı eÄŸer bir personel çalışmak istemiyorsa çalışmak isteyenlerin suçu neydi? Åžoförlere ekiplerde 20 lira toplatıldı en iyi promotörün yapamayacağı kadar iyi promotörlük hizmeti alınmış oldu hem de Kızılay'a sıfır masraf ile. Bu ÅŸekilde doÄŸru bir yönetim ile iki kiÅŸi Türkiye'yi dolaÅŸtı ve yıllardır hedefini tutturamayan illere hedef tutturdu rekorlar kırdırttı. Ben ÅŸansıma bu yönetim tarzı ile de çalıştım. Herkes mutluydu çünkü en basiti bir kere para tatlıydı üstelik izinli oluyordunuz. Hedefi tutturuyordunuz, tutturmak için canla baÅŸla çalışıyordunuz ondan sonra ise çocuÄŸunuz eÅŸinizle daha çok vakit geçiriyordunuz.  Arka planda artık ne olduysa bir anda bu baÅŸarılı yönetim anlayışı rafa kaldırıldı ve soruÅŸturmalar açıldı. Åžu an çalıştığım ÅŸehirde son dönemde hedef tutmuyor. Neden? Çünkü personel yine mutsuz artık kimse dışarı çıkıp bağışcı çevirmiyor, hiç kimse sayı düÅŸük kaldı diye üzülmüyor. Çünkü sahada çalışan senin gelir getiren en önemli kalemine haksızlık yapılıyor. Tuvalete giderken niye kafanı kaldırıp dereceye bakmadın diye 220 bin liralık TDP'nin çöpe atılışının hesabı ondan soruluyor. Takip çizelgesi yok, kontrolü 4 saatte 1 baÅŸka bir birim tarafından yapılıyor, alarm sistemi devreye girmiyor, firma telefonla aramak yerine sadece mail atıyor çünkü bilgi iÅŸlem ip deÄŸiÅŸikliÄŸini bildirmiyor, bölgenin TDP deposunun ...... Kan bağış merkezinde ne iÅŸi var gibi önemli konular varken flebotomistlerin hepsine ceza kesileceÄŸi söylentisi çıkıyor. Åžimdi bu flebotomist nasıl gelen bağışcıya güler yüz göstersin? O gün merkezde çalışma ÅŸanssızlığı dışında hiç bir suçu olmayan flebotomiste 10 bin lira ceza verileceÄŸi söyleniyor. Bu personel ister istemez Kızılay'ı da batsın kan da almıyorum, adam da çevirmiyorum diyor.

Peki ne yapmak lazım? Personeli mutlu etmemiz ve düzgün çalışmayanın iÅŸten çıkarılması lazım. Bir kere tüm çalışanların aklındaki "Kızılay ÅŸimdiye kadar kimi iÅŸten çıkartmış da beni çıkartacak? En kötü dava ile geri dönerim" düÅŸüncesini yıkması lazım. İşini layıkıyla yapmayanı iÅŸ vermemekle ödüllendiriyoruz. Bu düÅŸünce yapısından sıyrılıp bu kiÅŸilerle Kızılay çalışmamalıdır. Yönetim, ÅŸu yasalar altında bile bir çok güzellik yapabileceÄŸi personelini mutlu tutar, iyi çalışmayanları cezalandırıp, ÅŸehir ÅŸehir dolaşıp derdini anlatırsa kan bağış sayıları rekor kıracaktır. 2 aylık denkleÅŸtirme dönemlerinde toplam 320 saat içerisinde baÅŸarılı personele blok izin hala verilebilir, personelin fiziki ÅŸartları Türkiye çapında yapılacak bir bağış organizasyonuyla çok kısa sürede düzeltilebilir.

2- İnternet Sitesi ve Teknolojik Gelişmeler

İnternet sitemiz çok kötü. GeliÅŸmiÅŸ ülkeler arasındaki en kötü tasarıma sahip kan bağış organizasyonu sitesi diyebilirim. İnsanların elinden düÅŸürmediÄŸi telefona uyumlu bir versiyonu dahi yok internet sitemizin. Çok daha sade, göz yormayan insanların siteye giriÅŸ amacına yönelik düzenlenmiÅŸ, red kriterlerinin bulunduÄŸu çok daha kullanıcı uyumlu bir internet sitesi açmamız lazım.  Bizim İngiltere'den hiç bir eksiÄŸimiz yok diyorsak internet sitemizin de en az onlarınki kadar iyi olması lazım. Telefonda www.kanver.org ve www.kanvercanver.net sitelerine girdiÄŸinizde hangi site daha baÅŸarılı diye sorsak siz dahil herkes benim yaptığım siteyi söyleyecektir. Sıfır eÄŸitimli bir kiÅŸinin Kızılay'ın kendi resmi sitesinden daha iyi bir internet sitesi yapamaması lazım.

​

Gelelim teknolojik geliÅŸmelere; öyle büyük bir fırsat kaçırıyoruz ki bazı konularda öncü olabilme ÅŸansımız varken uzaktan bakmakla yetiniyoruz. Kızılay olarak ÅŸu kağıt iÅŸinden kademeli olarak kurtulmalıyız. Teknolojinin bu kadar geliÅŸtiÄŸi bir dönemde kağıt ve depolama sadece zarardır.  Neden bizde İngilizler gibi uzaktan randevu ile kan bağışlayamıyoruz mesela? Devlet ile anlaşıp gerekli yasalar çıkartıp e-devlet uygulaması ile giriÅŸ yapılan bir telefon uygulamamız olsa güzel olmaz mıydı? KiÅŸi soruları buradan okuyup cevap verse evet dediÄŸi sorulara açıklamasını yazsa doktor ekibe baÅŸlamadan bunlara bakıp eÄŸer red gerektiren bir durum ise kiÅŸi boÅŸuna sıra beklemese parmağını deldirmese güzel olmaz mıydı? Neden yapmıyoruz mesela bunu yabancı ülkeler yapıyor. Bizim neyimiz eksik? DüÅŸünün sosyal medyada yapılacak reklamı "Kızılay kan bağışında devrim yapıyor. Eviniz rahatlığında kan bağışı yapıp yapamayacağınızı sıra beklemeden öÄŸrenebileceÄŸininz uygulamayı yayınlıyor" Bir çok kiÅŸi uygulamayı merak edip kan verecektir. Böylelikle kademeli olarak hem bu kağıt israfından kurtulacağız hem bağışcılar çok daha mutlu olacak hem personel daha az çalışmış olacak hem de sorulara güvenli cevap verme açısından daha güvenli kan alacağız.  Teknolojiyi kullanarak basit masraflarla çok iyi reklamımızı yapabiliriz. Bağışcı geldiÄŸinde fotoÄŸrafı çekilse kimliÄŸini her seferinde çıkartmak zorunda kalmasa, bağışcı koltuÄŸuna yattığında karşısındaki televizyondan bağıştan sonra yapılması gerekenlerle ilgili bilgi verilse bir sonraki bağış tarihi yazsa. Teknolojiye ve bilime sıkı sıkıya sarılmalıyız. Kurumu çaÄŸ atlatacak çalışanları deÄŸil teknoloji ve bilimdir.

3-  Personel Alımı

Çok kötü personel alımı yapıyoruz. Personel alımı konusu Türkiye'de çok sıkıntılı biliyorum fakat doktorlar için olan 2 aylık deneme sürecinden sonra mutlaka yazılı ve sözlü sınav yapılmalıdır. Sözlü sınavda psikolog, doktor, insan iliÅŸkileri uzmanı olması gerekmektedir.  Ekip iÅŸi dinamiklik ister, günde ortalama 60 kiÅŸiye gülümsemek, iyi anlaÅŸabilmek ister ve en önemlisi teknolojiyi iyi kullanmanızı ister ekip doktorluÄŸu. Bağışcı bir ilaç ya da hastalık ismi söylediÄŸinde en kısa sürede bu bilgiye ulaÅŸabilmeyi bilecek, Türkçe'yi iyi kullanan, sabırlı ve sakin, güler yüzlü doktorlar almalıyız. Bana kalırsa sahada çalışan tüm personel benzer bir sınavdan geçirilmeli, bağışcıya yaklaşımı habersiz yapılacak denetimlerle belirlenmeli ona göre performans puanı verilmelidir.  Her kesimden insan ile birebir iletiÅŸimi en fazla olan personelini Kızılay ince eleyip sık dokuyup öyle seçmelidir.

Her düÅŸündüÄŸümde aklıma yeni ÅŸeyler geliyor. O yüzden daha fazla vaktinizi almayacağım. Bana fırsat tanırsanız bahsettiÄŸim bu sorunların hepsine çözüm arayıp kan bağış sayısını kısa sürede çok arttırabilirim. Belki de gençliÄŸin verdiÄŸi heyecanla o ÅŸekilde geliyor fakat hayallerim bu ÅŸekilde.  Hatalarımı anlayacak kadar zekiyim umarım siz de özrümü kabul edecek kadar alçak gönüllüsünüzdür. İyi günler ve iyi çalışmalar dilerim.“

Bu mailden sonra “Canın saÄŸ olsun. Önerilerini incelettiriyorum” yazan bir cevap geldi. 

12- 2016'da Yılında Açılan MeÅŸ'e Cevap ve Önerilerim

Artık kesin rehber düzeltilecek diye düÅŸünürken iÅŸler hiç beklediÄŸim gibi geliÅŸmedi. Yukarıda okuyabileceÄŸiniz​ 2016'da yazdığım Memnuniyet EleÅŸtiri Åžikayet Formuna Kızılay tarafından sonunda cevap verildi. Fakat cevap maalesef yine  bilimsel gerçeklerden çok uzaktı. Yanlışlar sabitti ve bu durumun ivedilikle çözülmesi gerekiyordu. Çözmek isteseler beni kovduktan yarım saat sonra yaptıkları gibi güncelleme yapacaklarına dair mail atabileceklerini biliyordum. Fakat yine de 2 yıl önce açtığım MEÅž'e ÅŸu ÅŸekilde bir cevap geldi.

​

"Sayın Dr. Muhsin GÜLLÜ, merhaba;

24045 nolu MEÅž bildiriminize iliÅŸkin olarak bu e-postayı yazmaktayım. Bildiriminizde geçen konular tarafımızca incelenmiÅŸtir…

Bu bildiriminize konu olan Malarya ile ilgili olarak, Ulusal Rehberin çıkışından sonra uygulamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle, ekteki yazılar ile uygulama esasları bildirilmiÅŸtir… Son olarak, SaÄŸlık Bakanlığına, konuyla ilgili hususlar öneri olarak da bildirilmiÅŸ olup bu yazıya, diÄŸer bazı yazılarda olduÄŸu üzere cevap alınamamıştır...

İdari olarak problemin çözümüne yönelik alınması öngörülen tedbirler, öncelikle mevzuatla doÄŸrudan çeliÅŸmeme ÅŸartını karşılaması, bundan sonra da sahadaki uygulamanın kolay olup olmayacağı gibi çeÅŸitli faktörler gözönüne alınarak belirlenmekte ve buna göre hareket tarzı belirlenerek problemin çözümü yoluna gidilmektedir…

Bununla birlikte, Ulusal Rehberlerimiz sonuçta bir kanuna ve bu kanuna dayanarak çıkan yönetmeliÄŸe dayanarak bir bilimsel kurul tarafından hazırlanıp T.C. SaÄŸlık Bakanlığı tarafından çıkartıldığından aynı zamanda yasal olarak baÄŸlayıcılıkları da mevcuttur. Bu kısıtlılıklar içerisinde çözümler oluÅŸturulmakta, oluÅŸturulan çözümlerin kurumsal olarak standart uygulamalar haline dönüÅŸmesi beklenmektedir…

Bildiriminizde bahsedilen diÄŸer konular, çeÅŸitli platformlarda  ilgili makam ve kiÅŸilerle paylaşılmaktadır. Ulusal Rehberlerin revize edileceÄŸi ifade edilmesine raÄŸmen henüz tamamı dahi yayınlanmamıştır. Zaman içinde gerekli diÄŸer konuların da ilgili tüm Ulusal Rehberlere dahil edileceÄŸini umut ediyor olmamıza raÄŸmen, mevzuatta açık olarak yazılı hususların aksine bir uygulama gerçekleÅŸtirdiÄŸinizde bu hususun doÄŸrudan suç oluÅŸturabileceÄŸini bilmeniz; ve rehberlerin mevcut halinde yazılı olanın dışındaki durumlarda, özellikle bağışçının saÄŸlığını veya alıcının saÄŸlığını tehdit etmesi beklenebilecek hususlarda tedbirli olmak yönünde hareket etmeniz ve mesleki kanaatinizi bu yönde kullanmanız uygun olacaktır…   

​

Size iyi günler ve iyi çalışmalar diliyorum.

​

Dr. .........."

​

Bu maile .... Hanım ve ..... Hanım'ı da ekleyerek ÅŸu ÅŸekilde iki ayrı mail attım. Artık ciddi anlamda karşımda muhattap olan kiÅŸilerin beni anlamamakta özel bir çaba sarf ettiÄŸini düÅŸünerek üslubumu ve söylemlerimi iyice sertleÅŸtirdim.

​

1. Mail:

​

Merhabalar,

​

Zaman ayırıp cevap verdiÄŸiniz için teÅŸekkür ederim fakat açtığım MEÅž'in tarihine bakarsanız Eylül 2016 yılına ait olduÄŸunu göreceksiniz ki o dönemde uygulamada Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün listesinden yıllar önce çıkarılan Gürcistan(2012) gibi ülkeler vardı ve bunun düzeltilmesini talep etmiÅŸtim. Malarya konusu çok geniÅŸ bir konu fakat biz bu konuya maalesef amatör yaklaşıyoruz.

​

Gönderilen yazılardan haberim var fakat yapılan uygulamalar maalesef yanlıştır ve bu kendi görüÅŸüm deÄŸil, geliÅŸmiÅŸ ülkelerin kan bağış politikasında yer alan uygulamalardır. Akıl almaz bir yazı ile yıllarca kan aldığımız yabancı uyruklu vatandaÅŸlarımızdan bir anda kan bağışı almayı kestik. Bunun sahada 1 yılı aÅŸkın süredir sıkıntısını çekiyorduk ÅŸimdi düzeltilir gibi oldu fakat maalesef son gönderilen liste de yine üstün körü hazırlanmış bir liste. Malarya listesinde yer alan ülkelerin bölge bölge listesi hazırlanmalıdır. Mesela Suudi Arabistan'da sadece Güney ve Batı eyaletlerinde sıkıntı vardır. Mekke, Medine, Taif gibi eyaletlerde sıkıntı yoktur. Dolayısıyla Hac vazifesini yerine getirenlerden İngiltere gayet kan almaktadır. Zaten Türkiye(özellikle Adana bölgesi) bu listeden yeni çıkarılmıştır.(2015 yılında Türkiye WHO'nun listesinde yer almaktadır) 2016 Eylül ayına göre listemizde bir düzeltme vardır fakat bu düzeltme çok amatörcedir ve hem Kızılay'a hem Türkiye Cumhuriyetine yakışmamıştır.

​

Yapılması gereken Sıtma-Antikor testidir. Yeni getirdiÄŸiniz kuralda yoÄŸun çeliÅŸkiler vardır. Mesela kiÅŸi malarya listesinde bulunan bir ülkede 3 yıldan uzun geçirdiyse sıtma antikor testi getirmeksizin kan veremez denmektedir. Sorularda bununla ilgili bir soru olmadığı gibi hazırladığınız listede ülkelerin geçmiÅŸ malarya listeleri de bulunmamaktadır. Mesela ÅŸu an listede olmayan bir ülke olarak Suriye'yi ele alalım. Suriye'nin listeden çıkarılma nedeni bildirim yapılmamasıdır. Åžu anki durum göz önüne alınarak Suriyelilerden kan alınmamalıdır zira savaÅŸ ÅŸartlarında Sıtma bildirimi beklemek abesle iÅŸtigaldir. Yine de biz alacağız listede yok diyorsanız kiÅŸi eÄŸer 1996 yılından önce Suriye'de doÄŸdu ve 6 aydan uzun süre geçirdiyse eÄŸer 1996 yılından önce Suriye'nin tüm bölgelerinde Malarya riski vardır. Daha bir çok böyle neye istinaden ülke listesinden çıkarıldığını anlamadığım ülke vardır. Uygulama yanlıştır ve bunun bir an önce düzeltilmesi gerekmektedir. Åžimdi samimi olarak

1- KiÅŸi malarya riskli bölgede 6 aydan uzun süre geçirdiyse kan vermemelidir.

2- Yeni listede geçmiÅŸte listede olan ülkeler kaldırılmıştır.

​

Peki geçmiÅŸte listede olup o dönemde doÄŸan kiÅŸilerden kan alarak doÄŸru mu yapmış oluyoruz? Bu çok basit mantıksal bir çıkarımdır. Bölge bölge yıl yıl liste hazırlanmalıdır. Kızılay'a yakışan budur. www.kanvercanver.net sitesine girip Yurt dışı ziyaretlerine tıklarsanız İngiltere modelini anlayabilirsiniz. Malarya ile yaklaşım aÅŸağıda yazdığım gibi olmalıdır.

​

BirleÅŸik Arap Emirlikleri

Malarya Güncel Risk: Hayır = Yani ÅŸu andan itibaren ziyaret edip gelen için kan bağışı açısından bir risk yok.

Malarya GeçmiÅŸ Risk: Åžubat 1996 tarihine kadar yılın tüm zamanlarında tüm ülke

Aralık 2011 tarihine kadar ülkenin doÄŸu kısımları = Yani bu dönemlerde bu bölgelerde 6 aydan uzun süre geçirdiyse Sıtma Antikor testi istenmelidir.

​

Sonuç olarak bölgesel ve yıllık olarak güncel bir liste hazırlanmalıdır. Ülke listesi kendi hazırladığım sitedeki gibi sadece Malarya için deÄŸil diÄŸer seyahat bazlı hastalıklar için de uygulanmalıdır. Malarya tek kanla bulaÅŸan ve seyahat iliÅŸkili hastalık deÄŸildir. Yaptığımız uygulama yanlıştır ve bu herkesin anlayabileceÄŸi basitlikte bir yanlıştır. Kızılay Sıtma-Antikor testi almalı ve bir kereye mahsus olmak üzere bu öyküyü veren bağışçılara Sıtma-Antikor testi yapmalıdır velev ki imkanlar dahilinde deÄŸilse bir an önce bahsettiÄŸim gibi bölgesel ve yıllık bir liste hazırlanmalıdır.

 

Malarya konusunu anlatabildiysem ne mutlu şimdi geleyim diğer yazdıklarınıza

"Bununla birlikte, Ulusal Rehberlerimiz sonuçta bir kanuna ve bu kanuna dayanarak çıkan yönetmeliÄŸe dayanarak bir bilimsel kurul tarafından hazırlanıp T.C. SaÄŸlık Bakanlığı tarafından çıkartıldığından aynı zamanda yasal olarak baÄŸlayıcılıkları da mevcuttur. Bu kısıtlılıklar içerisinde çözümler oluÅŸturulmakta, oluÅŸturulan çözümlerin kurumsal olarak standart uygulamalar haline dönüÅŸmesi beklenmektedir…

Bildiriminizde bahsedilen diÄŸer konular, çeÅŸitli platformlarda  ilgili makam ve kiÅŸilerle paylaşılmaktadır. "

​

....... Bey'e söyledim daha bir çok kiÅŸiye söyledim fakat derdimi anlatmakta sıkıntı yaÅŸadığımı düÅŸünüyorum. Ulusal Rehberin red kriterlerini yazanlar halkın saÄŸlığını tehdit etmekten hesap vermelidir. KarşılaÅŸtığım en amatör liste ile hazırlanan bu rehber ile her bağış kanı alacak kiÅŸiye ve kanı veren kiÅŸiye zarar verme potansiyelini taşımaktadır. Bu kritik ve hayati bir konudur. Yasayı koyan, rehberin red kriterlerini yazan optimum zeka düzeyine sahip deÄŸilse(Romatolojik hastalıkları soru olarak sorup rehberde hiç bir bilgi bulundurmamasının baÅŸka bir açıklaması yoktur) ben bu kanı alacak kiÅŸileri tehlikeye atamam. Bakın neotigason rehberimizde yer almamaktadır. Bu ilacı içen bir bağışçı kan verirse ve bu kan gebe bir kadına giderse gebe kadının çocukları malformasyonlu doÄŸabilir. İmmunsupresan içenler hemen hemen hiç bir ülkede 1 yıl boyunca kan verememektedirler. Bu bahsettiÄŸiniz kısıtlılıklar içerisinde çözüm bir an önce bulunmalıdır. Çünkü bu konuyu 2.5 yıldır anlata anlata dilimde tüy kalmadı. Fakat bu konu önemlidir, hayatidir. Rehberin red kriterlerini Kan Hizmetlerinde çalışan yabancı bir meslektaşıma göstersem hayretler içerisinde kalır. Tamamen üstün körü hazırlanmış ve yıllardır düzeltilmeyen bu liste artık düzeltilmelidir. Çünkü vicdanım rahat deÄŸil ve ben bunu düzelteceÄŸim hissiyatından neden bu basiretsiz kiÅŸiler kuralları koyan kiÅŸiler olmuÅŸ da ben deÄŸil hissiyatına doÄŸru yol alıyorum bu da maalesef beni agresif yapıyor. BahsettiÄŸim diÄŸer konular diye bahsettiÄŸiniz bu ilaç ve hastalık konularıysa ilgili makam ve kiÅŸilerle yazılı ve resmi olarak paylaÅŸtıysanız ve bu yazılara cevap verilmediyse o kuruma halk saÄŸlığını tehdit etmekten dava açmanız gerekmektedir. Çünkü belki yüzüncü kez söylüyorum ama bu konu hayatidir, düzeltilmesi gerekmektedir. Bu konuyu anlamak için intermediate düzeyde İngilizce yeterlidir. BahsettiÄŸim ilaçlar kan bankacılığında alınmaması gereken kanlar konusunda teori niteliÄŸinde bilgilerdir. Hiç bir ülke neotigason içenden 3 yıl boyunca kan alamaz ama biz alabiliyoruz neden çünkü kanuna dayanarak hazırlanmış bu rehberde ilaç listesinde adı bulunmuyor. Bir kez daha uyarıyorum çünkü uyarmak boynumun borcu bir Kızılderili atasözü yanlışı görüp de elini uzatmayan yanlışı yapan kadar suçludur der. Sokaktan geçen adama anlatabileceÄŸim kadar basit ve büyük bir yanlış vardır. Bunun için saÄŸlık bakanlığından yazı gelmesi gerekiyorsa göreviniz o saÄŸlık bakanlığında yazıyı yazacak kiÅŸilerin gerekirse kapısında yatmaktır. Çünkü insanların saÄŸlığını tehdit ediyoruz. Bunca yıldır buna seyirci kalmamız bile içler acısıyken yöneticilerden defalarca yapabileceÄŸimiz bir ÅŸey yok cevabı almak tarafımda büyük bir üzüntü uyandırmaktadır.

​

Aldığım tüm bu risk ki Türkiye gibi ülkelerde risk almak cesaret ister kafamı yastığa rahat koymak içindir. Mevzuatta açık olarak yazılı hususların aksine bir uygulama her ekibimde gerçekleÅŸtiriyorum. Bahsi geçen mevzuatların doÄŸru olmadığı konuyu azıcık bilen herkesin malumudur. Benim kurumum o kadar para verip NAT testi getirdiyse yapılan ameliyattan sonra 12 ay beklemenin hiç bir anlamı yoktur. Plavix içen birinden trombosit üretilmez, Immunsupresan içenden 1 yıl boyunca kan alınmaz. Tek kullanımlık iÄŸne ile saÄŸlık kuruluÅŸlarında yapılan akupunktur bulaÅŸ riski taşımaz. Bunlar benim uydurduÄŸum konular deÄŸildir. Tüm dünyada geçerli teori niteliÄŸinde bilgilerdir. Bu bilgilerden bihaber kiÅŸilerin rehberin red kriterlerini yazması Türkiye Kan Bankacılığı açısından utanç vericidir.

​

Yıllar geçse de MEÅž'e cevap alabilmek sevindirici fakat bilgi birikim olarak o dönemdeki bilgilerimle ÅŸu anki bilgilerim farklı düzeyde. O zamanlar rehberin red kriterleri konusunda 5 yanlış sayabilecekken ÅŸu an en az 100 tane sayabiliyorum. Son kez bu yazışmanın bir sonuç getirebileceÄŸi umuduyla mevzuat mı deÄŸiÅŸtiriliyor yoksa TAMİM mi yayınlanıyor bilmiyorum fakat rehberin red kriterleri bir an önce düzeltilmelidir zira bu ÅŸekliyle halk saÄŸlığı tehdit edilmektedir.

​

Kurumumuz 3 ayda bir malarya politikasını TAMİM ile deÄŸiÅŸtirebilecek güce ve kudrete sahipse Malarya'dan çok çok çok çok daha önemli(zira Güney doÄŸu bölgelerimiz 2016 yılına kadar Malarya risk bölgesi olarak kabul ediliyordu) bu hayati konuları da deÄŸiÅŸtirebilecek güce ve kudrete sahip olduÄŸunu düÅŸünüyorum. BeklediÄŸiniz ve harekete geçmediÄŸiniz her dakika kiÅŸilerin saÄŸlığını tehdit etmektesiniz bir kez daha samimiyetimle uyarıyorum.

​

Üslubum sert gelebilir fakat 2.5 yıldır böylesine büyük bir yanlışı düzeltmek için elimden ve cebimden geleni yaptım kendime umursama boÅŸver diyorum fakat boÅŸveremiyorum zira ben umursamazsam tecrübe ettiÄŸim kadarıyla kimse umursamayacak. İddia etmiyorum fakat SaÄŸlık Bakanlığı'na bahsettiÄŸim ilaçlardan kan alınması bağışçı ve kanı alacak kiÅŸinin saÄŸlığını tehdit etmektedir, kanıtlarımız da bunlardır tarzında bir yazı yazdığınızı maalesef düÅŸünmüyorum. EÄŸer bu tarz gönderdiÄŸiniz bir yazı varsa bu suçlamadan dolayı kendimden utanacağım fakat SaÄŸlık Bakanlığında aklı başında olan kiÅŸilerin olduÄŸunu varsayıp böyle bir yazıyı görmezden gelebileceklerini sanmıyorum. Çünkü ÅŸu an yayında olan rehberin red kriterleriyle her aldığımız kan ile halkın saÄŸlığını tehdit etmekteyiz.

​

Bir kez daha öneriyorum eÄŸer aranızda yapabilecek yetenekte kimse yoksa -ÅŸu zamana kadar yapılmamış olması bu yeteneÄŸe haiz olan kimsenin olmadığını gösteriyor- verilecek görev ve ünvan ile ben yapabilirim. Üslubumun sertliÄŸi haklılığımın su götürmez bir gerçek olduÄŸundan kaynaklanmaktadır. Umarım çabam, bu berbat red kriterlerinin düzeltilmesini saÄŸlayacaktır. Bu kadar uyarıya raÄŸmen red kriterleri, malarya listesi hala düzeltilmiyorsa SaÄŸlık Bakanlığı'nın önünde oturma eylemi falan yapmam gerekecek 😊

​

Bu hayati hataların bir an önce düzeltilmesi dileÄŸiyle İyi günler dilerim.

​

2. Mail:

​

Tekrardan Merhabalar,

​

Rahat edemediÄŸimden dolayı Malarya konusunu iyi anlatamamış olmama istinaden konuyu bu sefer çözmenizi saÄŸlayacak yaklaşımı anlatacağım.

​

1- Åžimdi dediÄŸim gibi eÄŸer Malarya riskli ülkelerde 6 aydan uzun süre geçirildiyse bağış yapmadan önce eskiden 3 yıl bekleniyordu. Åžimdi kural deÄŸiÅŸti zira donörün yıllar geçse dahi enfekte kalabiliyordu. Büyük ihtimalle ve bulabildiÄŸim kadarıyla ÅŸu 2 yayının ortaya konmasıyla beraber ülkeler kan bağışı sırasındaki Malarya politikasını deÄŸiÅŸtirdi.

a) https://onlinelibrary.wiley.com/doi/pdf/10.1111/j.1423-0410.2005.00610.x

b) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24654829

 

"Donors may remain infective for up to 5 years with P. falciparum and P. vivax, 7 years with Plasmodium ovale, and 46 years with P. malariae since the travel to the malaria-endemic area"

 

2- Peki ne yaptılar? Hızlıca Sıtma-Antikor testini getirdiler. Kar-zarar oranı hesapladığında yapılan testin maliyeti kiÅŸinin kan bağışlayamamasından daha ucuz ve daha güvenilirdi.

​

3- Sıtma Riski bulunan ülkelerde doÄŸan kiÅŸilere eÄŸer bir kez daha malarya riskli ülkeye ziyareti olmadıysa bir kereye mahsus olmak üzere Sıtma-Antikor testi yaptılar ve sorunu çözdüler. Mesela Avustralya önce antibody taraması yapıyor ve bu negatif ise tam klinik kullanım için kanı kullanıyordu. EÄŸer antibody tespit edildiyse, antijen ve DNA testleri ÅŸu an enfeksiyon var mı diye kontrol ediyordu. EÄŸer Antijen ve DNA testleri negatif ise kiÅŸi kan bağışlayabiliyor fakat sadece plazma kullanılıyordu.

 

4- Peki biz ne yapıyoruz?

​

a) Önce kanunlarla belirlenmiÅŸ olan uymak zorunda olduÄŸumuz rehber her ülkede uygulanan Sıtma-Antikor testini istiyor. Fakat yetkililer unutuyor ki Türkiye'de sıtma-antikor testi yapan kurum sayısı çok az ve bu testi Kızılay yapmazsa bu testi hiç kimsenin yapamayacağı ve kan veremeyeceÄŸi anlamına geliyor. Ama istemeleri kanın güvenli tedariÄŸi açısından önemli dolayısıyla bir sıkıntı yok, fakat bu rehberdeki liste o kadar eski ki Gürcistan'a gir çık yapan kiÅŸi bile rehber yüzünden 1 yıl boyunca kan veremiyor.

b) Sonra Kızılay biz çok bağış kaybediyoruz bunu düzeltelim diyor fakat maalesef düzeltilemiyor. AÄŸustos 2017'de tuhaf bir yazı gönderiliyor. Yazıdan ÅŸu sonuç çıkarılıyor sıtmanın cirit attığı Myanmar'da doÄŸandan kan alınabiliyor fakat Gürcistan'a gir çıktan kan alınmıyor.

c) Her neyse bir ÅŸekilde bu liste öyle ya da böyle bir ÅŸekilde düzeltilmeye çalışılıyor ve deniyor ki 2013 yılından önce ziyaret varsa eski liste ziyaret yeniyse yeni liste kullanılacak deniyor. Fakat eski listede Myanmar gibi bir çok ülke yok. Ayrıca rehberde 6 aydan uzun süre geçirenler Sıtma-Antikor testi istenir dese de gelen yazılarla bu sefer bu ülkelerde doÄŸanlardan kan alınmamaya alanlara ceza kesilmeye baÅŸlanıyor. Fakat bu sefer kuralın çok saçma bir açığı ortaya çıkıyor. Yazıda deniyor ki 6 aydan uzun süre malarya riskli ülkede geçirdiyse kan veremez fakat Bağışcı sorgulama formunda soru hala son 3 yıl içinde herhangi bir ülkede bulundunuz mu diye duruyor. Soru da düzeltilmiyor böylelikle doktorların hepsinin tüm bağışcılara hayatının herhangi bir döneminde yurt dışında 6 aydan uzun süre geçirdiniz mi diye sorgulama yapması gerekiyor. Fakat eminim ki doÄŸum yeri dışında ekip doktorların büyük çoÄŸunluÄŸu böyle bir uzun süreli yaÅŸam var mı diye kontrolünü yapmıyor. Böylelikle yıllardır kan veren bir çoÄŸu 20 yılı aÅŸkın süredir Türkiye'de ikamet eden Azeri, Özbek vatandaÅŸlarımız kan verememeye ve kuruma küsmeye baÅŸlıyor.

d) Son olarak yeni Medikal koordinatörümüzün yazısıyla yeni bir yazı geliyor. Artık yeni listemiz bu deniyor ve müdürler Suriyelilerden artık kan alabilirsiniz diye duyuruyor. Åžimdi hem muhattabım olan size hem sayın Medikal koordinatörümüze beni aydınlatmanız açısından ÅŸunu soruyorum

 

1996 yılından önce tüm Suriye Sıtma Riskli Ülkeler kategorisindeyken bu ülkede bu tarihlerde doÄŸanlarda Sıtma paraziti olmadığını neye göre düÅŸünüp artık kan alabilirsiniz diyorsunuz? ÖrneÄŸim sadece Suriye için deÄŸil diÄŸer listeden kaldırdığınız tüm riskli ülkeler için geçerlidir. Teknolojinin bu kadar geliÅŸtiÄŸi 2018 yılında sadece Google'a Who Malaria risk countries yazıp 2008 yılına kadar tüm listeye ulaÅŸabiliyorken hangi bilimsel gerçeÄŸe dayanarak bu riskli ülkelerde 6 aydan uzun süre geçirenlerden kan alabiliyoruz, bilmiyorum. EÄŸer siz biliyorsanız kanıtlarıyla beraber cevabını duymayı çok isterim. Åžu an yeni getirdiÄŸiniz kural güvenli kan tedariÄŸi açısından risk taşımaktadır. Bu riski "bize bir ÅŸey olmaz, zaten hiç bir doktorun aklına transfüzyondan sonra TTM olabileceÄŸi aklına gelmez" dayanarak alıyorsanız derin üzüntü duyuyorum.

​

5- Sıtma-Antikor testi bir an önce ihaleye açılmalı ve bu vatandaÅŸlarımıza bir kereye mahsus olmak üzere bu test uygulanmalıdır. 2015 yılına kadar Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün önerileri doÄŸrultusunda endemik bölgelerimizde aÅŸağıdaki kurallar uygulanmalıydı.

"- Hem sıtma mevsimi boyunca hem de yılın geri kalanında, enfeksiyon riski en düÅŸük olan bağışcılardan kan alınmalıdır.

- DüÅŸük endemik bölgelerden kan almayı arttırma ana strateji olmalıdır.

- Tüm bağışlara smear mikroskobi ya da antijen testi ile tarama yapın."

​

Fakat yukarıda Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün öneri olarak sunduÄŸu kurallar uygulanmadı. Uygulanmadığından belki de yüzlerce hasta TTM yüzünden vefat etti. Artık endemik bölge olmadığımıza göre Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün önerilerine bir kez daha bakalım.

​

​

"Endemik Olmayan Bölgelerde:

-Potansiyel bulaşı engellemek için donör popülasyonunun malarya ile temas riskini tanımlayın.

- Mallarya riski ya da öyküsü olan kiÅŸileri belli erteleme stratejeleri uygulayın.Riskli kiÅŸilere ÅŸu sorular sorulmalıdır: "DoÄŸduÄŸu yer, Daha önce endemik bölgede ikamet edip etmediÄŸi? Son 12 ay içinde endemik bölgeye ziyaret olup olmadığı?  Endemik bölge sırasında ya da sonrasında ateÅŸle giden hastalık ya da malarya öyküsünün olup olmadığı?"

**Eğer sensitif ve multi spesifik bir antibody testi (*Sıtma-antikor testi diyebiliriz) mevcut değilse (*Kızılay'da yok)

1) Malaryanın endemik olduÄŸu bir bölgeye ziyareti olup herhangi bir semptomu olmayan kiÅŸiler ziyaretin üstünden 12 ay geçene kadar kan veremezler.

2) Endemik bölgeye ziyareti olmuÅŸ ve ateÅŸli hastalığı olan kiÅŸilerden malarya tanısı almasa dahi tam iyileÅŸmenin ve bölgeyi terk ediÅŸin üstünden 12 ay geçene kadar kan veremezler.

3) Malaryanın endemik olduÄŸu bölgede hayatının ilk 5 yılını geçirmiÅŸ kiÅŸiler ya da 6 ay ya da daha uzun süre endemik bölgede yaÅŸayan kiÅŸiler endemik bölgeyi terk ediÅŸten 5 yıl sonrasına kadar kan veremezler.

4) Bir kez dahi malarya tanısı almış kiÅŸiler hiç bir zaman kan veremezler. [Kalıcı red]

** EÄŸer sensitif ve multi spesifik bir antibody testi mevcut ise

1) Asemptomatik, malarya bulaÅŸ riski olan (ziyaret ya da ikamet) bireyler endemik bölge dönüÅŸünden 6 ay geçtikten sonra kan verebilirler.

2) Malarya bulaÅŸ riski olan (ziyaret ya da ikamet) bireylerin eÄŸer ateÅŸli hastalığı varsa malarya tanısı almasa dahi tam iyileÅŸmenin ve bölgeyi terk ediÅŸin üstünden 6 ay geçene kadar kan veremezler.

3) Åžu anda bir enfeksiyon ya da malarya öyküsü olan kiÅŸiler tam tedavi ve iyileÅŸmenin üstünden 3 yıl geçtikten sonra kan verebilir."

​

Malarya konusuyla sizin ilgilendiÄŸinizi düÅŸünerek böyle uzun ve herkesin anlayabileceÄŸi ÅŸekilde yazdım. Åžimdi bugünden itibaren yapılması gereken

​

1- Sıtma Antikor Testi ihalesi şartnamesi hazırlanmaya başlanmalıdır.

2- Sıtma Antikor Testi alındıktan sonra Avrupa Birliği'nin rehberi uyarınca aşağıdaki kural getirilmelidir.

​

"Tüm hayatlarında malaryanın endemik olduÄŸu bir bölgede 6 aydan uzun süre yaÅŸamış kiÅŸiler:

1) EÄŸer antibodyler için valide edilmiÅŸ immünolojik bir test(Sıtma-antikor testi) sonucu negatif ise endemik bölgeye son ziyaretin üstünden 4 ay geçtikten sonra kan verebilir.

2) Test tekrarlayan reaktivite gösteriyorsa, antibody testi negatife dönene kadar uygun bir zaman reddedilir. (önerilen zaman 3 yıldır)

3) Eğer test yapılmamışsa test yapılana ve negatif olana kadar reddedilir."

​

Malarya öyküsü veren kiÅŸiler:

1) KiÅŸi asemptomatik olana ve kiÅŸinin tedavisi bitene kadar reddedilir.

2)Tedavi ve son semptomların bitiminden 4 ay geçtikten sonra eÄŸer sıtma antikor testi negatif ise kan verebilir.

3)Test tekrarlayan reaktivite gösteriyorsa, antibody testi negatife dönene kadar uygun bir zaman reddedilir. (önerilen zaman 3 yıldır)

4) Eğer test yapılmamışsa test yapılana ve negatif olana kadar reddedilir.

Endemik bölge ziyaretinde ya da sonrasındaki 6 ay içinde malarya ile uyumlu teÅŸhis edilemeyen ateÅŸ hastalığı olan kiÅŸiler:

1)EÄŸer valide edilmiÅŸ malarya parazitlerinin antibodyleri için yapılmış bir immünolojik test(Sıtma-antikor testi) sonucu negatif ise tedavi bitimi ve semptomların bitiÅŸinin üstünden 4 ay geçtikten sonra kiÅŸi kan verebilir.

2) Test tekrarlayan reaktivite gösteriyorsa, antibody testi negatife dönene kadar uygun bir zaman reddedilir. (önerilen zaman 3 yıldır)

3)Eğer test yapılmamışsa test yapılana ve negatif olana kadar reddedilir.

Endemik bölgeyi ziyaret sonrası malarya ile ilgili herhangi bir klinik semptomu olmayan diÄŸer tüm kiÅŸiler:

1) EÄŸer antibodyler için valide edilmiÅŸ immünolojik bir test(Sıtma-antikor testi) sonucu negatif ise endemik bölgeye son ziyaretin üstünden 4 ay geçtikten sonra kan verebilir.

2)Test tekrarlayan reaktivite gösteriyorsa, antibody testi negatife dönene kadar uygun bir zaman reddedilir. (önerilen zaman 3 yıldır)

3) EÄŸer test uygulanmadıysa son ziyaretin üstünden 12 ay geçtikten sonra kiÅŸi yeniden kan bağışına kabul edilebilir"

​

3- Sıtma Antikor Testi alabilecek durumda deÄŸilsek hazırladığınız liste yıl yıl ülkelerin bölgelerine göre bir önceki mailimde belirttiÄŸim ÅŸekilde güncellenmelidir ve bir an önce yıllardır iç savaÅŸ yaÅŸayan Suriye'den sıtma bildirimi yapılmasının beklenmesi bırakılmalıdır. Bu yapılan listeler ülkelerin yaptığı bildirimlerle gerçekleÅŸmektedir. İngiltere 1996 yılına kadar tüm ülkeyi Sıtma Riskli bölge 1996-2012 tarihi arasında ise kuzey bölgelerini riskli bölge olarak görmektedir. Zaten iç savaÅŸ Mart 2011'de baÅŸlamıştır. SavaÅŸta olan bir ülkeden malarya bildirimi beklemek abesle iÅŸtigaldir.

​

Umarım saatlerdir uğraşıp uykusuz kalmama neden olan bu mail bir sonraki Malarya Tamim'inizin doğru ve profesyonelce bir yaklaşımla hazırlanmasını sağlar.

​

İyi geceler dilerim.”

​

3. Mail:

​

“Merhabalar ... Bey,

 

Malarya konusunda alınan kararın bilimsel kanıtlarını beklediÄŸimi içeren bir mail atmıştım fakat maalesef cevap alamadım. Cevap verebilirseniz sevinirim”

​

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

​

Åžimdi tüm buraya kadar okuyanlar anlayacaktır ki tek duymak istediÄŸim evet bir an önce bu rehberi güncelleyeceÄŸiz idi fakat bir türlü duyamadım. SorduÄŸum sorulara cevap alamadım. Çok da zeki olmayan hiç de çalışkan olmayan bir ekip doktorunun yazdıklarına dahi Kızılay yöneticileri maalesef adam akıllı cevap verememiÅŸtir. Plavix gibi bazı konularda bilgi eksikliÄŸim var fakat ileride göreceÄŸimiz üzere öÄŸrenmek için çabam da var. Ben bu iÅŸi böyle yapamazsınız, bu iÅŸin doÄŸrusu böyle diye anlatıyorum. EÄŸer doÄŸrusu böyle deÄŸilse kanıtlarınızı görmek istiyorum diyorum. Fakat maalesef hiç bir cevap alamıyorum. 

MeÅŸ'e Verilen Cevap

13- Blöf Mailine Resmi Yazıyla Verilen Cevap

BaÅŸka bir ÅŸansım kalmadığından dolayı yazdığım blöf mailine tek beklediÄŸim cevap "Evet rehberi düzelteceÄŸiz" olmasına raÄŸmen bu sefer bilimsel verilerden uzak skandal bir resmi yazı gönderildi. Müdürlükten Ankara'dan sana yazı geldi dendiÄŸinde ilk düÅŸündüÄŸüm "Sonunda rehberi güncelliyorlar bana da görevlendirme yazısı gelmiÅŸtir" olmuÅŸtu fakat maalesef iÅŸin aslı hiç de öyle deÄŸildi.

Blöfe Verilen Cevap

14- Son Kez Yöneticilere Atılan ve Cevap Alınmayan Mail

Üstteki cevabı alıp sinirden çıldırsam da son bir kez daha ÅŸansımı deneyip iyi niyetimle güzel bir üslupla derdimi anlatayım dedim ve aÅŸağıdaki mail'i ......., ...... Bey, ...... Bey, ..... Hanım ve .........'na gönderdim.

​

İyi günler Sayın Yöneticilerim,

​

Gönderilen yazı tarafıma bugün haber verildiÄŸinden dolayı ancak cevap yazabiliyorum. Kaleme aldığınız yazı güzel kaleme alınmış bir cevap olması mahiyetiyle beni mutlu etse de aynı noktada buluÅŸamayacağımızın kanıtı olması vesilesiyle de beni üzdü. Yazdıklarınıza elimden geldiÄŸince tek tek cevap vermeye çalışacağım.  Uzun ve saygılı bir yazı olacak. Öncelikle amacımın bu rehberimin düzeltmek olduÄŸunu anlamışsınızdır. Åžimdi sırayla yazdıklarınıza sizin bilgi birikiminizin belki de yüzde biriyle cevap vermeye çalışacağım.

 

A) BoÅŸuna doktor çalıştırmıyoruz savınız

​

Bu konuda uzun uzadıya yazmayacağım. EÄŸer gerçekten Kızılay'da çalışan doktorların hepsinin yazınızda bahsi geçen yeteneklere haiz olduÄŸunu düÅŸünüyorsanız maalesef yanılıyorsunuz. BahsettiÄŸim terapötik ilaçlardan kan alacak yüzlerce doktor çalıştırıyoruz. Bunu kanıtlamam ya da sizin kendiniz deneyimlemeniz çok zor olmayacaktır. Türkiye'nin dört bir yanına bahsi geçen ilaçları içtiÄŸini söyleyen bağışçılar gönderdiÄŸinizde kaç doktorun kan alıp kaç kan almadığını öÄŸrenebilirsiniz. Bu söylediÄŸimi de yıllardır söylüyorum yetkin doktorlar almıyoruz. Siz ve yönetici arkadaÅŸlarınız ısrarla bizim bir suçumuz yok savunması geliÅŸtiriyorsunuz. Bense sahada gördüÄŸümü, çalışma arkadaÅŸlarımın bağışçı seçim kriterlerini bilerek konuÅŸuyorum. Düzgün bir arÅŸiv taraması ile kan alınmaması gerekirken kan alınan yüzlerce form bulabilirsiniz. Rehberin bağışcı seçim kriterleri kısmının yetersiz ve kötü yazılmış olduÄŸunu kabul edip bir an önce çalışma baÅŸlatmamız gerekirken yıllardır bunu uygulamıyoruz. Kâle alıp yazdığınız cümlelerden hissettiÄŸim iyi niyetli bir insan olduÄŸunuz fakat maalesef kazın ayağı o ÅŸekilde deÄŸil. "Bir doktor “elimde sadece rehber var çaresizim” deme lüksüne ve hakkına sahip deÄŸildir; güncel bilgileri takip etmek ve tıbbi etik çerçevesinde mesleÄŸini yürütmekle yükümlüdür." ÅŸu yazdığınız cümleye imzamı atarım fakat dediÄŸim gibi iÅŸin aslı bu ÅŸekilde deÄŸildir. Maalesef meslektaÅŸlarımızı abarttığınızı düÅŸünüyorum. Bunu kanıtlamamı istiyorsanız sadece ......'da dahi alınmaması gerekirken alınan bir çok kan bulabileceÄŸimi düÅŸünüyorum. Bir çoÄŸuna siz de ulaÅŸabilirsiniz. Bu konuda lütfen artık bana inanın. Doktorlarımız sizin düÅŸündüÄŸünüz kadar yetkin deÄŸiller. Yasal olarak hiç bir sorumluluk kabul etmeyebilirsiniz zaten bu yola girdiÄŸimde bunu en başından biliyordum. Fakat vicdani sorumluluÄŸunuzu lütfen unutmayın. Bu yüzden lütfen rehberin red kriterleri emekli olup daha sonra Kızılay'a iÅŸe girmiÅŸ, yabancı uyruklu tüm doktorların anlayacağı ÅŸekilde detaylı bir ÅŸekilde yazalım. Zor bir ÅŸey istemiyorum, yanlış bir ÅŸey de istemiyorum. Lütfen artık bu rehberin yetersiz olduÄŸunu kabul edelim.

​

B) Asitretin Konusu

 

Hocam, öncelikle bu yazdığımı ne basına ya da kamuoyu ile paylaÅŸmayacağım. Bu ÅŸekilde bir yol izlemeseydim rehberin düzeltileceÄŸi maalesef yoktu. Sesimi duyurmak için beni buna zorunlu kıldınız fakat maalesef beklediÄŸim cevap ile aldığım cevap arasında hayal kırıklığına uÄŸradığım büyük bir fark var.

​

"Teratojenik etkisi kanıtlanmış ilaçları kullanan bağışçılar, ilacın farmakokinetik özelliklerine uygun süre boyunca reddedilirler. Bağış açısından risk içeren ilaçlar ve ret süreleri Ek-11’de verilmiÅŸtir. "

 

Siz ısrarla bunları bilmelisiniz diyorsunuz. Bağış açısından risk içeren ilaçlar listesi verip de bu listeye Asitretin konulmaması hatadır. Bu hatayı kabul edip bir an önce düzeltmek yerine bunları bilmek zorundasınız diyorsunuz. Evet, bilmek zorundayız, haklısınız ama herkes bilmiyor. EÄŸer kanı alacak kiÅŸiye bir ÅŸey olursa bizim problemimiz deÄŸil diyebilirsiniz fakat bir türlü anlayamadığım neden açık açık detaylı bir ÅŸekilde bunları yazmıyoruz? Neden İngiltere'ninki gibi bir rehberimiz yok?

​

 

C)

Ulusal rehber (ULUSAL KAN VE KAN BİLEÅžENLERİ HAZIRLAMA, KULLANIM VE KALİTE GÜVENCESİ REHBERİ) sayfa 144’deki tablonun son iki satırında trombosit fonksiyonlarını etkileyen ilaçların kullanılması durumunda trombosit konsantresi hazırlanamayacağına iliÅŸkin bilgi mevcuttur. Bir hekimin trombosit fonksiyonlarını etkileyen ilaç nedir sorusunun cevabını bilmesi ve donör seçimini buna göre yapması gerekir.

Siz ısrarla aynı cümleri kurmuÅŸsunuz ben de ısrarla her yazdığınıza cevap olarak benzer ÅŸeyler yazacağım. Trombosit fonksiyonları etkileyen ilaçların kullanılması durumunda trombosit konsantresi hazırlanmayacağına iliÅŸkin bilgi mevcut ise aspirin, piroksikam ve NSAİİ ile ilgili de bir ÅŸey yazılmasına gerek yoktu o zaman hocam. Bir önceki rehberde NSAİİ ile ilgili bir bilgi yoktu ve ben 2 gün içinde NSAİİ kullanan her bağışçıya aspirin etiket yapıştırıyordum ve yıllardır çalışan hemÅŸire arkadaÅŸlar hiç bir doktorun böyle bir ÅŸey yapmadığını söylüyordu. Hatta bir doktor arkadaÅŸ yasal olarak yanlış yaptığıma dair beni uyarmıştı. Hocam, lütfen istirham ediyorum, yalvarıyorum bu rehberin düzeltilmesi gerektiÄŸini kabul edin. Ne olur? Ne kaybederiz? Trombosit fonksiyonlarını etkileyen sadece Aspirin, NSAİİ, piroksikam yerine tüm ilaçları yazsak? Sahada çalışan doktorlar düÅŸündüÄŸünüz gibi deÄŸil.

​

Ç)

Hocam "EÄŸer bir bilgisi yoksa çaresizlikle rehberi yayınlayan yöneticileri suçlar. Rehberde antikoagülan kullanımı halinde bağışın 1 ay erteleneceÄŸi açıkça yazılmıştır, ek bir ifadeye gerek yoktur." yazmışsınız. Çaresiz olduÄŸum doÄŸru zira denemediÄŸim yol kalmadı. Yıllarımı ÅŸu iÅŸi düzeltmeye vermeme raÄŸmen yıllardır çaresizlikle düzgün bir cevap almıyorum. Yazdıklarınız doÄŸrultusunda red kriterleriyle ilgili hiç bir ÅŸey yazmamıza gerek yok. Her ÅŸeyi doktor bilmeli diyorsunuz ben de bilmiyorlar. Ne olur detaylı bir ÅŸekilde yazsak ne kaybederiz diyorum. Yukarıda bahsettiÄŸim gibi bilgilerim sizin bilgilerinizin yüzde biri kadar bile deÄŸildir fakat antikoagülan tedavi sadece Emboli dolayısıyla verilmez diye biliyorum. Abartarak söylemek isterim ki 50 yaÅŸ üstü nüfusun dörtte biri Plavix kullanmaktadır. Bu kaleme aldığım yazı maalesef hayal aleminde yazılmadı. Ekiplerde donörlerin "aaa bu zamana kadar verdim" tepkisiyle karşılaÅŸa karşılaÅŸa yazılmak zorunda kalındı. Hala anlamlandıramadığım bir nokta var. Neden bir an önce düzeltmiyoruz? Evet dediÄŸiniz gibi yasal bir sorumluluk almayacak ÅŸekilde hazırlanmış olsa bile neden daha güzelini çıkartmıyoruz? Tek almak istediÄŸim cevap bu aslında. Elinizi vicdanınıza koyduÄŸunuzda bu rehberin red kriterleri güzel ve profesyonelce yazılmış diyorsanız zaten en başından verdiÄŸim mücadele boÅŸuna.

​

D) İmmunsupresanlar

Bu ilaçları kullananlar kan alınır diye bir tabir bulunmamakla birlikte böyle bir tabir zaten hiç bulunmamaktadır. Zira gereksizdir alınmaması gerektiÄŸi kanıtlanan ilaçlar rehberde yer alır. "Burada kan bağışını engelleyen immünsüpressif ilaçların kendisi deÄŸil hastalık durumudur" bu bilgiyi nereden öÄŸrendiÄŸinize dair merak içerisinde olmakla beraber immunsupresif içen bir kiÅŸiden kan bağışı alınmaması benim bildiÄŸim kadarıyla enfeksiyon durumunu baskılama nedeniyledir. Kaynak olarak ÅŸunu bırakayım: https://www.pharmaceutical-journal.com/learning/learning-article/question-from-practice-do-my-medicines-mean-i-cant-give-blood/11121997.fullarticle?

​

E ve F) Vazopressin Klomifen Sitrat

​

Vasopressin bahsettiÄŸiniz gibi her rehberde bulunmamaktadır. BahsettiÄŸiniz gibi ben İngiltere, Amerika ya da Avrupa BirliÄŸi gibi bilimsel kanıtlara ve hemovijilans verilerine önem veren ülkelerin verilerine bakarak kan alıyorum.

​

G) Yukarıda bahsettiÄŸim gibi Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün rehberinde ve İngiltere'de açık bir ÅŸekilde eÄŸer romatolojik hastalığınızı baskılamak için immunsupresan kullanıyorsanız bir yıl geçmesi gerektiÄŸi söylenmektedir. Kale alıp bana onur duydurduÄŸunuz ÅŸu uzun yazınıza dair söyleyeceÄŸim en basit cümle "Siz olması gerekeni söylüyorsunuz ben ise olanı size anlatıyorum."

Äž) NAT: Kan güvenliÄŸi açısından tabii ki sıkıntısı bulunmamaktadır. Amacım daha fazla kan alınmasıdır.

 

H) Kanser ve Malarya

​

Öncelikle Malarya ile ilgili bir ÅŸey yazmadığınızı fark ettim. Buna cevap yazılmaması bu durumun düzeltileceÄŸini dair bir umut oluÅŸturdu. Suriyelilerden kan alarak TTM riskini arttırıyoruz. Sıtma Antikor Testi bir an önce gelmelidir eÄŸer gelmiyorsa geçmiÅŸ Malarya Riski ve bölgesel liste hazırlanmalıdır.  .....  Bey'e nasıl yapılması gerektiÄŸini elimden geldiÄŸince mail yoluyla anlattım. 2011 yılından beri iç savaÅŸta olan Suriye'den Sıtma bildirimi beklememiz bana yanlış gelmektedir. Okuyup, dikkate alırsanız çok sevinirim.

​

Kanserle ilgili söylediÄŸiniz rehberlerin çoÄŸunda dediÄŸiniz rehberleri eÄŸer mümkünse görmek isterim.  Zira AB Rehberi, Dünya SaÄŸlık Örgütü rehberi ve İngiltere ve Amerika'da durum bu ÅŸekilde deÄŸil. Hematolojik malignensiler dışında kesin bir ibareye ÅŸimdiye kadar ben rastlamadım. EÄŸer yanlış bildiÄŸim bir konu varsa öÄŸrenmek isterim.

​

I) İnsülin kullanan hastaların çoÄŸunluÄŸunda DM komplikasyonları mevcut deÄŸildir fakat yine de iÄŸne paylaşımından dolayı reddediyoruz(açtığım MEÅž sonrası verilen eÄŸitimde bu cevabı almıştım) cevabından daha akılcı bir cevaptır. İnsülin ile eÄŸer hastalık kontrol altındaysa ve komplikasyon yoksa kan alınması gerekmektedir. Zaten rehberde hayvan kaynaklı insülin red nedenidir yazmaktadır. Rehbere göre almamız gerek gibi geliyor bana ama yıllardır kimse almadığından dolayı ben de bağış kabul etmiyorum.

​

İ) Anlattığım gibi bu iÅŸin yolu açılmıştır. Neye istinaden yolu açılmamıştır dediÄŸinizi öÄŸrenmek isterim. AÅŸağıda eÅŸcinsel iliÅŸki sonrası ülkelerin red sürelerini öÄŸrenebileceÄŸiniz tabloya ulaÅŸabilirsiniz.

http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTWVuX3dob19oYXZlX3NleF93aXRoX21lbl9ibG9vZF9kb25vcl9jb250cm92ZXJzeQ

​

J) Hekimlik sanatını icra eden doktorlarımız intakt kavramını doÄŸru deÄŸerlendirebileceÄŸini düÅŸünüyorum. Bağışcı geliyor diyelim ki kendisi öÄŸretmen ve öÄŸrencisinin burnu kanamış o kan eline deÄŸmiÅŸ 1 yıl boyunca kan almıyoruz. Ben deri bütünlüÄŸü korunmuÅŸsa ve gözüne deÄŸmemiÅŸse alıyorum.

​

SONUÇ VE DEÄžERLENDİRME

​

Ben sizin gibi madde madde ve uzun uzun yazmayacağım. Çünkü maalesef aynı noktada buluÅŸmamız imkansız gibi geliyor. Benim kanıta dayalı bilgilerime yıllardır öyle bir ÅŸey yoktur tarzında cevaplar alıyorum. Maalesef yanlış ülkede doÄŸmuÅŸum. Söylediklerim, yapmaya çalıştığım basittir fakat yıllardır beni (siz de görevinize yeni gelmenize raÄŸmen aynı ÅŸekilde) anlamıyorsunuz. Lütfen, yalvarıyorum rehberin red kriterlerini detaylı bir ÅŸekilde düzeltelim. Bunu yaptığımız zaman ne kaybederiz? Yıllardır bunu anlatmaya çalışıyorum. Evet hekim, iÅŸi gereÄŸi risk deÄŸerlendirmesi yapmak zorundadır ama yol gösterici rehberin bu kadar eksiÄŸi olması Türkiye'ye de Kızılay'a da yakışmamaktadır. Neden düzeltmediÄŸimiz konusunu anlamıyorum. Malarya için 3 ayda bir yazı çıkartabiliyorsak neden bu ilaçlar ve hastalıklar için düzenleme yapamıyoruz. Son olarak ben hala bu çabamın sonuçsuz kalmayacağına eminim. Yazımda kullanılan üslup dikkatinizi çekmek adınadır, zira diÄŸer kullandığım saygılı üsluplar maalesef iÅŸe yaramamıştır. Defalarca bahsettiÄŸim gibi siz de benim kadar bu konu ile uÄŸraÅŸsaydınız siz de ister istemez sinirlenirdiniz. Ortada bir yanlış var ve ısrarla yanlışı kabul edip düzeltmiyoruz. Velhasıl kelam yazının en başından beri söylediÄŸim gibi velev ki bu rehberi yazanların hiç yanlışı yok daha iyi olmasında ne gibi bir sakınca vardır? Daha detaylı, düzenli ve bilgi içeren bir red kriterleri rehberi yazmak bize ne kaybettirir?

​

En sevdiÄŸim cümledir "Benim hala umudum var" hocam bu yazıyı basın ile falan paylaÅŸmayacağım. Ama paylaÅŸsam emin olun ÅŸu çabam ve anlattıklarım karşısında beni haksız görecek bir insan olduÄŸunu zannetmiyorum. Rehberin bir an önce düzeltilmesi adına doktor olan bir milletvekiline gönderdim sadece o da tarafıma dönüÅŸ yapmadı. VerdiÄŸim çabanın yersiz olduÄŸunu düÅŸünüyorsanız tarafıma bildirin fakat elinizi vicdanınıza koyduÄŸunuzda haklı olduÄŸumu düÅŸüneceksiniz. Zor bir ÅŸey istemiyorum, kurum adına kötü bir ÅŸey de istemiyorum. Sadece daha iyisine layığız diyorum, daha iyisini yapmak bu kadar zor deÄŸil, neden yapmıyoruz diyorum.

​

Umarım yazdıklarımı dikkate alıp cevap verme inceliÄŸi gösterirsiniz. Zaman ayırdığınız için çok teÅŸekkür ederim. Bu red kriterleri düzeltilene kadar maalesef başınızı aÄŸrıtmaya devam edeceÄŸim. Çünkü sahada çalışan doktorları biliyorum ve vicdanım rahat deÄŸil

Yöneticilere Mail

15- Doktorlara Atılan Mailler

Maalesef üstte yazılan maile de hiç bir cevap alamadım. Rehberi güncellememekte neden bu kadar ısrar edildiÄŸini bir türlü anlamıyordum. Fakat rehberin doktoru yanlış yönlendirdiÄŸini kanıtlama adına Google üzerinden bir anket ve 66 soruluk bir test hazırladım. Bu testi doktorlara duyurmak adına Kızılay'ın adres defteri dizininden ünvanı doktor olan herkese mail ile göndermeye çalıştım. Kendimden emin olmama raÄŸmen yine de aklımın köÅŸesindeki acaba Dunning-Kruger etkisinde miyim ÅŸüphelerini anket ve test sonuçları tamamen giderecekti.

​

Öncelikle doktorlara ÅŸu ÅŸekilde bir mail attım.

​

"Sayın Yöneticilerim ve MeslektaÅŸlarım, öncelikle hepinize iyi bayramlar diler mutlu, huzurlu bir bayram geçirmenizi temeni ederim. Kan Bağış Seçim kriterleri hakkında kısa bir anket ve pek de kısa diyemeyeceÄŸimiz bir test hazırladım. Mail adreslerinizi tek tek bulmak çok uzun saatlerimi alsa da içtenlikle vereceÄŸiniz cevaplar daha güvenli ve daha rahat ÅŸartlarda çalışacak olmamızın yolunu açabilme ihtimali olduÄŸundan dolayı soruları içtenlikle cevap verirseniz bu genç meslektaşınızı çok ama çok mutlu edersiniz. Testin cevapları ve anketin sonuçlarını arzu eden meslektaÅŸlarıma 1 Eylül tarihinde tarafıma mail atmaları halinde göndereceÄŸim. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki testin ve anketin herhangi bir baÄŸlayıcılığı yoktur. KBM'de çalışan pratisyen bir doktorun merakından dolayı hazırlanmıştır.
Lütfen diyor hatta ÅŸu anki durumum göz önüne alındığında hepinize tek tek yalvarıyor ve vaktiniz olduÄŸunda aÅŸağıda linki bulunan soruları cevaplamanızı temenni ediyorum. Bayramınız mübarek olsun.
https://goo.gl/forms/IiyulB5Z8mzMqiaV2"

​

Bu mailden sonra testi çözen 23 kiÅŸiyi ve yaptıkları yorumu görünce haklı olduÄŸumdan emin oldum. Attığım yine hiç bir maile cevap verilmiyordu. SorduÄŸum bilimsel kaynaklarınız neresi soruları cevapsız bırakılıyordu. İyi niyetle lütfen bu rehberi düzeltelim diye yalvarmalarım yine sonuçsuz kalıyordu. Ben de bu sefer süreç sonunda kovulacağımdan emin olsam da gemileri yakarak doktorlara ilk mailin üzerinden bir kaç gün geçtikten sonra ÅŸu ÅŸekilde bir mail daha attım.

​

"Öncelikle tarafıma resmi olarak gönderilen ve dün tebliÄŸ ettiÄŸim bir yazıdan bir kaç satır yazıp dikkatinizi çekmek istiyorum. Yazı Ankara'dan direkt ismime gönderilmiÅŸ.

Bir doktor “elimde sadece rehber var çaresizim” deme lüksüne ve hakkına sahip deÄŸildir; güncel bilgileri takip etmek ve tıbbi etik çerçevesinde mesleÄŸini yürütmekle yükümlüdür.
Ulusal rehber (ULUSAL KAN VE KAN BİLEÅžENLERİ HAZIRLAMA, KULLANIM VE KALİTE GÜVENCESİ REHBERİ) sayfa 50’de  “Teratojenik etkisi kanıtlanmış ilaçları kullanan bağışçılar, ilacın farmakokinetik özelliklerine uygun süre boyunca reddedilirler.”[Muhsin Güllü notu: Yazının devamında Bağış açısından risk içeren ilaçlar ve ret süreleri Ek-11’de verilmiÅŸtir yazıyor farkettiÄŸiniz üzere bazı ilaçlar deÄŸil bağış açısından risk içeren ilaçlar Ek-11'de verilmiÅŸ ama listede olması gerekip de olmayan bir çok ilaç var] denilmektedir. Teratojenik etkisi olan yüzlerce ilaç vardır, bu ilaçların hepsinin ekte tek tek tanımlanması zorunluluÄŸu bulunmamaktadır, hekimler bu konuda bilgi sahibi olmakla yükümlüdür. Kaldı ki rehberde asitretin kullanan bağışçılardan kan alınabileceÄŸine yönelik bir ifade bulunmamaktadır.


Çerçeveletip odama asacak kadar gurur duyduÄŸum bu yazı bana resmi olarak gönderildi. Sonunda ise ÅŸöyle bir deÄŸerlendirme var ki buraya ekleyelim ki tüm doktorlarımızın haberi olsun.
 

SONUÇ VE DEÄžERLENDİRME

  1. Ulusal Rehber kan konusunda uygulamaların ana hatlarını çizer.

  2. Donör seçimi konusunda donörlerin hastalıkları, alışkanlıkları vb. durumlarının tümünün deÄŸerlendirildiÄŸi algoritma tanımlanamaz, tanımlanmaya çalışılırsa pratik olmaz ve uygulayıcıyı yanlış yönlendirebilir.

  3. Tıpta hastalık yok hasta vardır. Hastalık deÄŸil birey olarak hasta deÄŸerlendirmeye alınır. Donörilirken de aynı prensip geçerli olmalıdır. Bunun yapılabilmesinin yolu mesleki bilgilerini bilimsel kanıtlar çerçevesinde geliÅŸtirmiÅŸ ve deneyim sahibi olmuÅŸ, vicdanı deÄŸerlere sahip, yetkin hekimler tarafından donörün deÄŸerlendirilmesidir.

  4. Hekim, iÅŸi gereÄŸi risk deÄŸerlendirmesi yapmak zorundadır, bu konudaki sorumluluÄŸundan kaçmak/kurtulmak için bahaneler üretme hakkına sahip deÄŸildir.

  5. Bu yazının bütünü incelendiÄŸinde anlamsız ve dayanaksız suçlamalarla dolu olduÄŸu görülmektedir. Konunun kamuoyunda gündeme gelmesi ile yaÅŸanacak maÄŸduriyetler karşısında yazıda adı geçen kurum ve kiÅŸilerin maddi manevi tazminatlar ile ilgili hukuki süreçlere baÅŸvuracağı bilinmelidir.

  6. Yazıda kullanılan üslup bir Kızılay mensubuna yakışmamaktadır. Tehdit unsurunun kullanılması meslek etiÄŸine ters düÅŸen bir durumdur.

  7. Ulusal Rehberin yazımında çok sayıda uzmanın emeÄŸi vardır. Elbette bir çok eksik olacaktır, bunlar ve eksiklikler yapılacak revizyonlar ile düzeltilmeye iyileÅŸtirilmeye açıktır. Bu güne dek rehber 3 revizyon geçirmiÅŸtir ve önümüzdeki yıllarda da pek çok revizyon geçirecektir. Dr. Muhsin Bey yazısındaki küçümseyici ifadelerle rehber için günlerce emek veren tüm uzmanlara büyük bir saygısızlık yapmıştır.

 
Åžimdi kısaca mücadelemi anlatacağım.
1- 2016 Mart'da ...... Bey'e rehberle ilgili mail attım. SorduÄŸum sorulardan çok rehberde yazanların kopyası vardı.
2- 19 Eylül 2016'da rehberle ilgili MeÅŸ açtım. [AÄŸustos 2018'de kapatıldı]
3- 21 Eylül 2016'da .........'ne Whatsapptan Rehberin düzeltilmesi ve güncellenmesi ile ilgili sunum attım.
4- MeÅŸ'den bir süre sonra Tüm Türkiye'de ...... Bey ve Mikrobiyoloji Uzmanı tarafından eÄŸitim verildi. Bu eÄŸitimde ..... Bey'e rehberin kesinlikle güncellenmesi gerektiÄŸini söyledim. Fakat kendisinin rehberin red kriterlerinden memnun olduÄŸunu öÄŸrendim.
5- 7 Mayıs 2017 tarihinde Düzeltici Önleyici Faaliyet açıp rehberin güncellenmesi gerektiÄŸini bir kez daha belirttim.
6- www.kanvercanver.net sitesini kurdum. Dünyadaki belli baÅŸlı rehberlerin red kriterlerini çevirdim.
7- Aralık 2017 tarihinde Ekip Liderleri Toplantısının son gününde tüm sorunlu gördüÄŸüm konularla ilgili bir konuÅŸma yaptım. Tüm yöneticilerin önünde noktasına virgülüne dokunmadan ÅŸu cümleyi kurdum. "Bakın Kızılay’ın ÅŸu an ivedilikle tüm gücüyle geekirse CumhurbaÅŸkanı danışmanlarının kapısında yatıp bir an önce rehberi güncellemeye baÅŸlaması gerekir. Bu rehber yüzünden günde yüzlerce belki de binlerce kiÅŸiden kan alınamıyor yine yanı sayılarda alınmaması gereken kiÅŸilerden kan alınıyor. Bunun vebalini ödeyemeyiz" Aynı toplantının deÄŸiÅŸik günlerinde "Detaylı bir ilaç listesi hazırlıyoruz. Yakında elinizde olacak" "Ankara'da komisyona çaÄŸrılacaksınız" cümlelerini benimle beraber toplantıya katılan tüm doktor arkadaÅŸlarla beraber duydum.
8- Temmuz 2018 tarihinde rehberin güncellenmesi ile ilgili hiç bir geliÅŸme olmayacağından emin olunca göreve baÅŸlayımışın 3. yılında 30 sayfalık "Kızılay Yıllardır Güvensiz Kan Mı Alıyor?" baÅŸlıklı bir yazı yazıp bunu sosyal medya ve medya ile paylaÅŸacağımı söyleyen bir maili yöneticilere gönderdim.
9- ....... Bey ile görüÅŸtüm. Derdimi anlatamadım. Anlatamadıkça sinirlendim.
10-Daha sonra yaptığımız görüÅŸmenin kaydını dinleyip üslubumdan utanıp ...... Bey'den özür dileyip Kızılay'da gördüÄŸüm sorunları anlattım ve rehberin bir an önce güncellenmesi gerektiÄŸini söyleyen bir mail attım.
11- Eylül 2016'da yazdığım MEÅž'e anlamsız bir cevap geldi. Bu cevaba konuyu anlatan onlarca sayfa bir yazı daha yazdım. Ardından 5 AÄŸustos'ta aldığınız kararların bilimsel dayanağını görmek istiyorum ÅŸeklinde mail attım cevap alamadım.
12- Dosyayı 15 AÄŸustos'ta doktor bir milletvekiline gönderdim.
13- Ardından 17 AÄŸustos'ta tarafıma resmi olarak gönderilmiÅŸ yukarıda bir kısmını paylaÅŸtığım yazı gönderildi. [Yazıyı dün tebliÄŸ ettim fakat 18 AÄŸustos'ta okudum]
14- 18 AÄŸustos'ta gönderilen yazıya ne kadar sinirlensem de güzelce bir kez daha kanıtlarımla cevap verip amacımın daha iyi bir rehber hazırlanması olduÄŸunu bir kez daha anlattım. Daha iyi hazırlanmış bir rehberin hiç kimsenin zararına olmayacağını belki de yirminci kez söyledim.
15- Ardından sizlere gönderdiÄŸim anket ve soruları hazırladım. Rehber hakkında yapılan 25 kiÅŸinin yorumlarını okudukça ve cevaplar arasındaki farkları gördükçe cesaret aldım. Testi ÅŸu an 45 kiÅŸi çözdü ve testin en altında yer alan yorum kısmına rehber hakkında kimse olumlu bir görüÅŸ bırakmadı.
16- Åžimdi bu rehberin düzeltilmesi ve güncellenmesine tahmin ediyorum ki çok az kaldı. Çünkü artık bu saatten sonra kendimi hepinizin sesini duyurmakla yükümlü hissediyorum. ÇaÄŸ dışı, akıl almaz hatalarla dolu bu red kriterlerininn bir an önce güncellenmesi ve detaylı bir ÅŸekilde kesinliÄŸe kavuÅŸturulması ÅŸarttır. Soruların cevapları büyük ihtimalle 100 sayfayı bulacak.
Çok fazla mesai aldığından dolayı bazı yerleri İngilizce olarak bırakmak zorunda kaldım. Soruların cevaplarına 1 Eylül 2018 tarihinde https://www.kanvercanver.net/cevaplar ÅŸu sayfadan ulaÅŸabilirsiniz.

​

Son olarak yakın arkadaÅŸlarım, ailemin tamamı herkes başıma bir iÅŸ geleceÄŸinden korkuyor. Varsın gelsin ama ne olursa olsun bu rehberin bir an önce düzeltilmesi ÅŸarttır. "Teratojenik etkisi kanıtlanmış ilaçları kullanan bağışçılar, ilacın farmakokinetik özelliklerine uygun süre boyunca reddedilirler. Bağış açısından risk içeren ilaçlar ve ret süreleri Ek-11'de verilmiÅŸtir" yazıp burada mutlaka bulunması gereken ilaçları yazmayıp ondan sonra da doktor bilmek zorunda diyemezsiniz. Tüm Dünya'nın uyguladığı Malarya rehberi varken biz Suriye'lilerden kan alıyoruz deyip hastaları Transfüzyon-Transmite Malarya ile tehdit edemezsiniz. Üstelik Temmuz 2018'de göndermiÅŸ olmanıza raÄŸmen daha yeni vaka bildirilen Kosta Rika'yı malarya riskli ülkeler listesine koymayıp da biz bu iÅŸi iyi yapıyoruz diyemezsiniz. Daha uzatmanın bir anlamı yok sonuç olarak kovulmayı zaten göze aldım. Fakat buradan tüm yöneticilere demek
istiyorum ki beni dava ile tehdit ederken akıllarının bir köÅŸesinde o davanın kamu saÄŸlığını tehdit etmekten kendilerine dönebileceÄŸini unutmasınlar. Son olarak artık tüm gemileri yakmış bir meslektaşınız olarak kovarlarsa hemen, kovmazlarsa sözleÅŸmem bittikten sonra Kızılay'dan ayrılıp İngiltere'ye göç etmeye çalışacağım. Velev ki olur velev ki olmaz fakat gitmeye çabalamadan önce bu rehberin güncellenmesi için görüÅŸlerinize, katkılarınıza ihtiyacım olduÄŸunu bir kez daha söyleyip bize yardımcı olmanızı istiyorum. Testin soruları uzun geliyorsa en azından baÅŸtaki anketi ve sondaki rehber hakkındaki görüÅŸlerinizi yazarsanız rehberin çağımızın gerekliliklerini yerine getiren bir rehber olmasına katkıda bulunacaksınız. Bu yaptığımız son dönemde Halk SaÄŸlığı'na yapılmış en büyük katkı olacak. VerdiÄŸiniz kiÅŸisel bilgiler hiç bir surette yönetimle paylaşılmayacaktır fakat olası bir bu test geçersizdir suçlaması karşısında
ileride size ulaÅŸmam açısından adınızı soyadınızı yazarsanız sevinirim.

​

BaÅŸta basına vereceÄŸim dosya daha da büyüyerek 50 sayfayı geçti. Åžimdi bu berbat red kriterlerini hazırlayıp düzeltmemek için ana hatlarını çizer gibi tuhaf argümanlarla savunmaya çalışan, olası bir hatada doktorunu suçlayacağını resmi yazının deÄŸiÅŸik bölümlerinde defalarca belirten yönetime kanıtlarım ve kendimden emin(teste verilen cevaplar arasında hemen
hemen hiç bir soruda birlik yok) Cüneyt Arkın'ın ÅŸu sahnesini gönderiyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=2CW2jZTVOEY

 
Son olarak en baÅŸtan evet düzeltmemiz gerek deyip çalışmalara baÅŸlamayan, detaylı ilaç listesi hazırlayacağız diyen ama 9 ayda hazırlayamayan, bu konunun saçma sapan bir boyuta
taşınmasında emeÄŸi olan tüm yöneticilerin burası Türkiye'de olsa boyuma posuma bakmadan arkamda tek bir torpil olmadan istifaya davet ediyor ve son kez aÅŸağıda yer alan testi ve anketi
çözmeniz için sizlere yalvarıyorum. İyi günler ve iyi çalışmalar dilerim.

https://goo.gl/forms/IiyulB5Z8mzMqiaV2

​

Doktorlara Mail

16- Komisyon Teklifi ve Doktorlara Yapılan Testin Sonuçları

Yöneticileri istifaya davet attığım mailin ertesi günü sabah 9'da Medikal Koordinatör tarafından arandım.  Medikal Koordinatör telefonda birebir hatırlamasam da ÅŸu cümleleri söyledi. "Normalde insana bir kez söylersin ama sen anlamayacaÄŸa benziyorsun. Ondan dolayı madem 3-4 kiÅŸi daha bul ben de aranızda olayım bir komisyon kurup bu rehberi düzeltelim." Bu cümleleri duyduÄŸumda hocamıza "Sonunda hocam benim de tek istediÄŸim zaten bu baÅŸka bir ÅŸey istemiyorum. Daha iyi ve güzel bir rehber tüm Türkiye'nin yararına. Fakat benim 3-4 kiÅŸi bulmam mümkün deÄŸil onları sizin seçmeniz daha uygun olur. Çok teÅŸekkür ederim" diyerek telefonu kapattım. Aradan 2 saat geçtikten sonra tekrar Medikal Koordinatör tarafından arandım ve toplantının iptal olduÄŸunu öÄŸrendim. Nedenini sormadım. 

 

Onlarca saatimi verdikten sonra hazırladığım testin ve anketin cevaplarını site üzerinden yayınladım. Hazırladığım testteki soruların cevaplarında genellikle birlik yoktu. Birlik olan soruların bir kısmında ise rehberden kaynaklı bir yanlış cevap verme durumu vardı. 

Cevap Sayfasına Buradan Ulaşabilirsiniz.

​

Burada özellikle doktor arkadaÅŸların yaptığı yorumları okumanızı öneririm. Ayrıca cevapların nasıl farklı dağıldığını, biz de nasıl yurt dışında iÅŸleyiÅŸin nasıl olduÄŸunu öÄŸrenebilirsiniz.  Ä°ÅŸte verdiÄŸim tüm çaba bir çok meslektaşımın da dediÄŸi gibi iÅŸte bu yüzdendi. Kan Bankacılığının en önemli konusu olan bağışcı seçimi insiyatife bırakılmamalıydı. Halk saÄŸlığı göz göre göre tüm uyarılara raÄŸmen tehlikeye atılıyordu. 

 

Bu süreçte Almanya Kızılhaç'ına attığım ve Suriye doÄŸumlu olup kan aldığınız kaç kiÅŸide malarya antikoru pozitif çıkıyor, ilaç listenizi nasıl hazırlıyorsunuz tarzında sorular sorduÄŸum maile ise ÅŸu ÅŸekilde cevap geldi.  Foto 1    Foto 2
 

Test Sonuçları

17- Tazminatlı SözleÅŸme Feshi Yazısı ve Son Savunma

Son Savunma

04 Eylül 2018 tarihinde Kızılay'dan tarafıma ÅŸu ÅŸekilde bir yazı geldi.

​

"Kan Hizmetleri Genel MüdürlüÄŸü'nün ilgi yazısı ile Kurumsal mail adresinizden 21.08.2018 tarih Salı günü saat 11:34'te çalıştığınız Bursa Kan Bağış Merkezi ve DiÄŸer Bölgelere baÄŸlı Kan Bağışı Merkezlerinde çalışan doktorlara Kan Bağışı Seçim Kriterleri ile ilgili bir test hazırladığınızı, herkesin testi içtenlikle cevaplandırmalarını talep ettiÄŸiniz, mail atmaları halindne testin cevaplarını ve anket sonuçlarını 01.09.2018 tarihindne gönerebileceÄŸinizi belirttiÄŸiniz e-posta MüdürlüÄŸümüze bildirilmiÅŸtir.

​

Kurumsal mail adresinizden 29.08.2018 ÇarÅŸamba günü saat 03:23'te göndermiÅŸ olduÄŸnuz mailde;

​

- Tarafınıza tebliğ edilen 17.08.2018 tarih E.46226 sayılı resmi yazıdaki maddelerden bahsederek yazı ile ilgili alaycı bir ifadede bulunduğunuz,

- Temmuz 2018 tarihinde rehberinn güncellenmesi ile ilgili hiç bir geliÅŸme olmayacağından emin olunca göreve baÅŸlayışınızın 3. yılında 30 sayfalık "Kızılay Yıllardır Güvensiz Kan Mı Alıyor?" baÅŸlıklı bir yazı yazıp bunu sosyal medya ve medya ile paylaÅŸacağınızı söyleyen bir maili yöneticilere gönderdiÄŸinizi ifade ettiÄŸiniz görülmüÅŸtür.

-....... Bey'i telefon ile aradığınızı ve görüÅŸmeyi kayıt altına aldığınızı daha sonra kaydı dinlediÄŸinizde üslubunuzdan utanıp mail atarak özür dilediÄŸinizi,

-Hazırladığınız dosyayı 15.08.2018 tarihinde aynı zamanda doktor olan bir Milletvekilinie gönderdiÄŸinizi

-SaÄŸlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Kan Rehberinde çaÄŸ dışı, akıl almaz, hatalarla dolu red kriterlerinin olduÄŸunu belirttiÄŸiniz,

-Bahsedilen konularla ilgili tüm yöneticileri istifaya davet ettiÄŸiniz görülmüÅŸtür.

​

 Kan Hizmetleri Genel MüdürlüÄŸü Merkez Disiplin Kurulu 04.09.2018 tarihindne Kan Hizmetleri İdari Koordinatörü Erkan OÄŸuztürk baÅŸkanlığında toplanmış olup gerekli belgelerin incelenmesi neticesindne; 

Saygı sınırlarını aÅŸtığınız, Kurumun huzur sükun ve çalışma düzenini bozmaya çalışarak Kurum personelini kışkırttığınız, HiyeraÅŸiyi aÅŸtığınız, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranmanız nedeniyle tazminatlı olarak iÅŸ akdinizin fesih edilmesinin deÄŸerlendirilmek üzere 7 iÅŸ günü içerisinde son savunmanızın alınmasına karar verilmiÅŸtir.

​

TebliÄŸ ile bilgilerinize rica ederiz.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

​

7 iÅŸ günü içerisinde son savunmamı yazıp gönderdim. Son Savunmam ise aÅŸağıda yer almaktadır.

​

SAVUNMA

​

Mezun olduÄŸum gün içinde ÅŸu cümleler geçen Hekimlik andını ettim. “Hekimlik mesleÄŸi üyeleri arasına katıldığım ÅŸu anda hayatımı insanlık yolunda adayacağımı açıkça bildiriyor ve söz veriyorum. Sanatımı, vicdanımın buyrukları doÄŸrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceÄŸime, hasta ve toplumun saÄŸlığını baÅŸ görev sayacağıma, açıkca, özgürce ve namusum üzerine and içerim.” namusum üzerine ettiÄŸim bu yemini hiçbir ÅŸart ve durumda bozmayacağım.

 

Öncelikle hekimlik sanatımı her zaman vicdanımın buyrukları doÄŸrultusunda gerçekleÅŸtireceÄŸimi bilmenizi isterim. Sokrates ünlü savunmasında ÅŸöyle demiÅŸti: “Belki içinizden biri bütün bunlara karşı diyecek ki: “Sokrates, bunların hepsi güzel ama uÄŸradığın bu suçlamalar nereden çıkıyor? Herhalde alışılanın dışında bir ÅŸey yapmış olacaksın ki aleyhine bu gibi suçlamalar var. Sen de herkes gibi olaydın bütün bu dedikodular çıkmazdı; o halde, hakkında acele bir hüküm vermemizi istemiyorsan bize bunların sebebini anlat.” Bu itirazın haklı ve yerinde olduÄŸunu kabul ederim; onun için ben de size bu kötü ÅŸöhretimin nereden çıktığını anlatacağım. Lütfen dikkatle dinleyiniz. Bazılarınız belki ÅŸaka ediyorum sanacak; ama inanın ki tamamıyla doÄŸru söylüyorum. Atinalılar, bu ÅŸöhret bende bulunan bir nevi bilgiden, sadece ondan çıkmıştır. Bunun ne biçim bir bilgi olduÄŸunu sorarsanız derim ki “bu, herkesin elde edebileceÄŸi bir bilgidir” ben de ancak bu manada bilgim olduÄŸunu sanıyorum. Hâlbuki sözünü ettiÄŸim kimselerin bende olmadığı için size anlatamayacağım insanüstü bilgileri var. “ “En doÄŸru hareket, Atinalılar, bir kimsenin yeri neresi olursa olsun, ister kendinin seçtiÄŸi, ister komutanının gösterdiÄŸi yer olsun, tehlike karşısında direnmek; ölümü veya baÅŸka tehlikeleri deÄŸil, ancak namusu göz önünde bulundurmaktır. Atinalılar, benim için de bundan baÅŸka türlü hareket etmek gerçekten çok garip olurdu; çünkü Potidaia'da, Amphipolis'te, Delion'da seçtiÄŸiniz komutanların gösterdikleri yerde, her türlü ölüm tehlikesi karşısında bütün cesaretiyle duran ben, simdi, kendi fikir ve sanımca, Tanrı tarafından, kendimi ve baÅŸkalarını denemek için filozofluk vazifesi ile gönderildiÄŸim zaman, ölüm veya baÅŸka bir ÅŸey korkusu ile vazifemi bırakıp nasıl kaçardım? Böyle bir hareket gerçekten ağır bir suç olurdu. “

​

Çok abartılı olsa da bana karşı davranış ve tutumlarınız karşısında kendimi Sokrates gibi hisseder oldum. Psikolojim ciddi anlamda zedelenmiÅŸ durumda, kanıtlarım bilimsel yayınlarım ile yıllardır talep ettiÄŸim düzeltme sizler tarafından ısrarla “Yok öyle bir ÅŸey” cevabı almama yol açtı. Ne diyeceÄŸimi, neyi savunacağımı dahi inanın bilmiyorum. Haklılığım sabittir. Ulusal Kan Ürünleri Rehberi’nin bir an önce güncellenmesi ve bu güncellenmenin her sene devam ettirilmesi gerekmektedir. Olması gereken budur, medeni ülkelerde olan bu ÅŸekildedir. Sahada çalışan bir hekim olarak yanlışları görüp sizleri defalarca uyarmama raÄŸmen kulaklarınızı tıkadınız, verdiÄŸiniz sözleri tutmadınız. Oysa ki en başından “Evet düzeltmemiz gereken yerler var” deyip hemen çalışmalara baÅŸlamanız gerekiyordu. Siz farklı bir yolu seçtiniz, hatalarınızı gören ve haklılığını herkesin anlayabileceÄŸi düzeyde anlatabilen ekip doktorunuzun üstüne gitmeyi seçtiniz. Oysa ki hatalarınız su götürmez gerçeklerden oluÅŸmaktadır. Bu gerçekleri sizlerin dışında herkes kabul etmektedir. Zola’nın dediÄŸi gibi bilin ki bu saatten sonra “Gerçek yürüyecek ve onu hiç bir ÅŸey durduramayacak.” Bu hataları düzeltmemek için sarf ettiÄŸiniz her çaba, beklediÄŸiniz her saniye kamu saÄŸlığını tehdit etmektedir.

​

Åžimdi tarafıma yönlendirdiÄŸiniz suçlamalara karşı savunma yapmayacağım. Fakat söyleyeceklerim var

​

1) Tarafıma tebliÄŸ edilen resmi yazının bir kaç maddesindeki yazılan cevaplar hariç büyük çoÄŸunluÄŸunda tamamen bilimsel verilerden uzak, gerçek bilgi ile alakası olmayan cevaplar vardı ve tarafıma böyle bir resmi yazı gönderilmesi bana kalırsa rezillikti. 1 günde oturup yazdığım ve sizlerden tek beklediÄŸim “Evet, düzelteceÄŸiz” cevabı almak olan yazıya siz cevap olarak “Teratojenik etkisi kanıtlanmış ilaçları kullanan bağışçılar, ilacın farmakokinetik özelliklerine uygun süre boyunca reddedilirler.” yazıp yazının devamında gelen “Bağış açısından risk içeren ilaçlar ve ret süreleri Ek-11'de verilmiÅŸtir” kısmını keserseniz “ trombosit fonksiyonlarını etkileyen ilaçların kullanılması durumunda trombosit konsantresi hazırlanamayacağına iliÅŸkin bilgi mevcuttur. “ yazarsanız ki bu sorunun cevabını bulmak EDQM’ye atacağınız bir mail uzaklığındaydı. Erkek erkeÄŸe cinsel iliÅŸki kuralları için “Anlatıldığı gibi bu iÅŸin yolu açılmamıştır.” derseniz sınırlı bilgi ile yazıldığı belli olan bu resmi yazı ile alay etmem çok anormal kaçmazdı. Ben sizlere kanıtlarla geliyorum siz bana yok öyle bir ÅŸey diyorsunuz. Üstelik yazının basına verilmeyeceÄŸi, sadece iÅŸleri düzeltme amacıyla sizleri korkutma gayesi taşıdığını maillerde söylememe raÄŸmen siz bu amatörce hazırlandığı belli olan yazıya resmi olarak bilimsel kanıtları olmayan cevaplar verdiniz. Alay ettiÄŸimi düÅŸündüÄŸüm bir durum görmüyorum sadece gerçekleri yazdım.

 

2) Evet. Kızılay yıllardır güvensiz kan alıyor. Evet, rehberi güncellemeyeceÄŸinizden emin olunca farklı bir yol izlemem gerektiÄŸini düÅŸündüm. Çünkü tüm doktorların içerisinde “Çok detaylı bir ilaç listesi hazırlayacağız” deyip 9 ay beklerseniz, açtığım MEÅž’lere, Düzeltici Önleyici Faaliyetlere hiç bir cevap vermezseniz, yazdığım bilimsel kaynağınız neresi maillerini cevapsız bırakırsanız güncellenme ile ilgili bir geliÅŸme olmayacağına inanmam normaldir. Bu maddeye ekleyeceÄŸim bir ÅŸey yok. Siz kabul etmiyorsunuz ama gelecekte olası bir incelemede DSF’lerdeki kullandığınız ilaçlar kısmına her bölgede farklı uygulamalar geliÅŸtirildiÄŸi, donöre doktordan doktora yaklaşım farklılığı olduÄŸu ortaya çıkacaktır. Yaptığım test ve anketten zaten bu sonucu çıkarmanız ve bir an önce çalışmalara baÅŸlamanız gerekiyordu. Mevcut koÅŸullar halk saÄŸlığını tehdit etmektedir. Siz kabul etmeseniz de bu gerçektir, buna yapacağım bir savunma yoktur. Bilgi, birikim düzeyinizi ölçmeden, konu hakkında düÅŸüncelerinizi bilmeden basına ve sosyal medyaya bir yazı vereceÄŸimi düÅŸünmek zekamla alay etmektir.

​

3) ...... Bey’i telefon ile aramadım. Gittim odasında görüÅŸtüm. Önemli görüÅŸmelerimde diyeceklerimi yazılı olarak kayda alırım. Bunu her önemli görüÅŸmemde ve konuÅŸmamda yaparım. Bunu yapmamın nedeni ise daha sonra okuyup kendimi deÄŸerlendirmek, hatalarımı görmek ve bir sonraki sefere daha iyi bir insan olmak içindir. ...... Bey ile yaptığım görüÅŸmeyi kafamda canlandırıp, konuÅŸmamı tekrar okuduÄŸumda kendimden utandım. Hala utanıyorum. Çok daha yapıcı bir konuÅŸma olması gerekirken konuÅŸmanın büyük bir bölümünde hata yapanların cezalandırılması gereÄŸi üzerinde durduÄŸum, ses tonumu kontrol edemediÄŸim, karşı tarafa söz hakkı tanımamak için elimden geleni yaptığım talihsiz bir görüÅŸme olmuÅŸtur. ...... Bey’den bu konuda özür diledim. Haklı da olsam tavrım ve cümlelerim bana yakışmamıştır.

​

4) Hazırladığım dosyayı bir milletvekilini gönderdim çünkü ÅŸu anki rehber ile halkın saÄŸlığı tehdit ediliyor. Göreve yeni baÅŸlamış bir doktorun alacağı kan benim çocuÄŸuma ya da bir yakınıma da gidebilir. Sizin de gidebilir ama Sokrates'in dediÄŸi gibi sizin bazı insanüstü bilgileriniz olmalı ve benimle paylaÅŸmıyorsunuz ki bir ÅŸey olmayacağına dair inancınız tam ve bu yönde hareket ediyorsunuz.

​

5) SaÄŸlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Kan Rehberinde çaÄŸ dışı, akıl almaz hatalar mevcuttur. Aranızda saÄŸduyulu tek bir kiÅŸi varsa bunu kabul etmek zorundadır. 2016 yılında yayınlanan rehberde 2011 yılına ait Malarya Haritası vardır. Bu en basitinden akıl almaz bir hatadır. Yaptığınız güncellemeler hatalıdır. Benden savunma isteyene kadar tüm Türkiye’nin kullanacağı Malarya riskli ülkeler listesine bir an önce Kosta-Rika ve Paraguay eklenmelidir. Haziran 2018’de Kosta-Rika’da malarya alarmı verilmiÅŸtir. Bu ülkeye ziyareti olan donörler, listeniz sayesinde kan verebilmektedir. Bu akıl almaz bir hatadır. Hac ve Umre ziyareti yapan bağışcılara Malarya protokolünü uygulayan tek ülke biziz bu bir hatadır. “Bağış açısından risk içeren ilaçlar ve ret süreleri Ek-11'de verilmiÅŸtir” deyip buraya en önemli etken madde Asitretin’i koymamak akıl almaz bir hatadır. Buraya Thyromazol’u koyup diÄŸer anti-tiroidleri koymamak akıl almaz bir hatadır. Thyromazol için kullanım süresince reddedilir demek bir hatadır. Tüm kanserden kurtulan kiÅŸileri bir tutup kan almamak hatadır. Daha bir çok hata sayabilirim ama daha önce birçok mecrada saydım. Sonuç olarak rehberin, kan bankacılığındaki en önemli konu olan redler hakkında detaylı, açık ve net yazılmaması bir hatadır. Çünkü verdiÄŸiniz eÄŸitim donör seçimi için yeterli deÄŸildir. Rehber ise bu konuda sınırlı bir düzeyde doktora yardımcı olmaktadır. Bağışcı seçimini etkileyecek hemen hemen her durum hakkında detaylı bir algoritma düzenlenebilir. Medeni ülkelerin bir çoÄŸu bunu düzenlemiÅŸ durumdadır. Tek yapmanız gereken oturup, araÅŸtırıp düzeltmektir. Yukarıda bahsettiÄŸim gibi psikolojimi mahvettiniz, ülkeye dair umudumu yerle bir ettiniz. Yıllardır güzelce sizlere anlatarak bu rehberin düzeltilmesi ÅŸart diyorum. Sizler dışında herkesi ikna edebileceÄŸimden adım gibi eminim. Bu konunun buralara taşınmasını aklım gerçekten almıyor. Resmi yazı ile teratojenik risk içeren ilaçların hepsini yazacak deÄŸiliz demek bilgisizlik göstergesidir. Sizlere karşı kendimi savunmak zorunda kalmak utanç verici bir durumdur. Kendisini savunması gereken olanın ben deÄŸil bu rehberin bu ÅŸekilde yayınlanmasına neden olan ve bu ÅŸekilde kalmasına neden olan kiÅŸiler olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Yaptığım anket ve test sonuçları bellidir, doktorların görüÅŸleri bellidir. Gelin il il dolaşıp doktorlara yeni bir test yapalım. Rehberin güncellenmesi gerekir mi diye 330 doktora tek soru soralım. Hayır diyecek doktor sayısı daha fazla çıkarsa en yakın köprüden atlayacağıma ÅŸerefim üzerine yemin ederim. Sahada çalışıyorum, görüyorum, aklım fikrim yerinde hatayı tespit edip 2,5 yıldır resmi yazıdan tutun, birebir görüÅŸmelere, toplantılardan, blöflere kadar her ÅŸeyi yaptım ama siz düzeltmiyorsunuz. Aklım almıyor sadece benim deÄŸil anlattığım hiç kimsenin aklı almıyor. Tek yapmanız gereken “Evet güncelleyeceÄŸiz ve bu rehbere asitretini koymayanlara nasıl koymadınız diye soracağız” demekti. Yapmadınız canınız saÄŸ olsun. Ben bunu sorguladım diye, daha iyi, daha güzel bir rehberimiz olsun dedim diye kovulacaksam vicdanım rahat bir ÅŸekilde tüm yaptıklarımdan onur duyarım.

​

6) Bahsedilen konularla ilgili tüm yöneticiler istifa etmelidir. Adalet kavramı benim güzel ve yalnız ülkemde unutulmuÅŸ olsa da yapılan hatalar yenilir yutulur tarzda deÄŸildir. Her zaman, her kurumda vicdanımın buyrukları doÄŸrultusunda doÄŸruyu her zaman söyleyeceÄŸim. Bu doÄŸruları söylemem ikinci kez iÅŸime mal olacak. Varsın olsun namusum üzerine ettiÄŸim yemini her ne ÅŸartta olursa olsun tutmaya özen göstereceÄŸim.

 

Son bir kez daha savunmamı okuyan yöneticilere sesleniyorum, gelin bu hatadan dönün. Gelin, Medikal Direktörümüz .... Bey’in dediÄŸi gibi benim de içinde bulunduÄŸum bir komisyon kuralım ve her geliÅŸmiÅŸ ülke gibi geliÅŸmeleri takip edip düzgün bir red kriterleri rehberi yayınlayalım ve bunu her sene güncelleyelim. Kendi sitemde cevapları verdiÄŸim yazıda dediÄŸim gibi “EÄŸer yok güncellemeyeceÄŸiz” diyorsanız “Hayır, hatalı deÄŸiliz ve istifa etmeyeceÄŸiz” diyorsanız tazminatımı verip beni kovun. Sizler tarafından kovulmaktan onur duyarım. Gönül isterdi ki Kızılay çalışanı olup gözlemci olarak İngiltere’ye gideyim dönüp ülkemi güzelleÅŸtireyim ama imkanlar el vermedi. Åžartlar izin verirse 5 yıl içinde İngiltere Kızılhaç’ta çalışacağım bu süre zarfında gerekirse tuvalet temizleyeceÄŸim gerekirse sokaklarda yatacağım ama ben yine de bu iÅŸi yapacağım. Çünkü iÅŸimi seviyorum. Åžimdiye kadar beraber çalıştığım ne bir müdür ne de çalışma arkadaşımı üzecek, utandıracak bir ÅŸey yaptım. Benimle çalışıp da müdürü olsun hemÅŸiresi olsun ÅŸoförü olsun hakkımda kötü tek bir cümle söyleyecek kimse olmadığına eminim. Hatalarım olsa da iÅŸimi her zaman layığıyla yapmaya çalıştım. Yeri geldi havalimanı patlaması oldu sabah 7’ye kadar tüm mesai arkadaÅŸlarımı ikna edip kimseyi kırmadan çalıştırdım, yeri geldi -10lu derecelerde tek sobayla mermerin üstünde çadırın içinde titreye titreye çalıştım, yeri geldi üst üste 11-12 gün çalıştım. Tazminatımı vermeniz halinde sizlerin yönetici olduÄŸu kurumdan kovulmayı dediÄŸim gibi memnuniyetle karşılarım ama tarafımdan herhangi bir ÅŸey talep ediyorsanız asgarisini zor ödediÄŸim kredi kartları, 3 tane kredimden baÅŸka alabilecek sadece canım olduÄŸunu bilmenizi isterim. EÄŸer dediklerimin hepsi yanlışsa ve ben bir aptalsam zamanınızı çaldığım için özür dilerim ama eÄŸer ki haklıysam bilesiniz ki hakkımı helal etmiyorum ve Kızılay’ın bana karşı takındığı tutumdan dolayı er ya da geç özür dilemesini bekliyorum. Son olarak bilmelisiniz ki, benim gibi bir adamı kovmakla, beni deÄŸil kendinizi cezalandıracaksınız

​

​

18- Tazminatsız SözleÅŸme Feshi

10 Ekim 2018 tarihinde psikolojimi mahveden bu süreç tazminatım da verilmeyerek aÅŸağıdaki yazı ile sonlandı.

​

"İlgi yazılarda ve Yönetim Kurulunun 05.10.2018 tarih 17 sayılı Toplantı Kararında; "Saygı sınırlarını aÅŸmanız, Kurumun huzur sükün ve çalışma düzenini bozmaya çalışarak Kurum personelini kışkırtmanız, hiyeraÅŸiyi aÅŸmanız, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar göstermeniz, gizli kayıt alarak iÅŸverenin güvenini kötüye kullanmanız, kurumun iç iÅŸleyiÅŸini dışarıya ifÅŸa etmeniz nedenleriyle Ödül ve Disiplin YönetmeliÄŸi'nin İşten Çıkarılma CEzası Verilecek Haller Talimatı'nın 7. Maddesi "Türk Kızılayı çalışanı sıfatı ile baÄŸdaÅŸmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" ve "İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinin e fıkrası "... doÄŸruluk ve baÄŸlılığa uymayan davranışlarda bulunması" gereÄŸince iÅŸ akdinizinn tazminatsız olarak feshedildiÄŸi tarafımıza bildirilmiÅŸtir.

​

Bu kapsamda PDKS kartı, DAta hattı, Diazem Ampul, Türk Telekom Wifi Modem ve üzerinize zimmetli olan diÄŸer malzemelerin kurumumuza teslim edilmesi hususlarını;

​

TebliÄŸi ile birlikte bilgilerinize rica ederiz.

​

Bu yazıyı çalışmanın ortasında ekibimin tam ortasında saat 15:35'de tebliÄŸ ettim. Merkezden müdür apar topar geldi ve dedi ki Muhsin bir an önce bu yazıyı tebliÄŸ etmeliymiÅŸsin. Ankara o ÅŸekilde istiyormuÅŸ dedi. Hay hay dedim tazminatımın olmadığını öÄŸrendim yüz kızartıcı suçtan iÅŸten atıldığımı öÄŸrendim. İçimden Allah mısınız be bu nasıl bir güçtür bu nasıl bir güvendir diyerek  zimmetli eÅŸyalarımı teslim ettim ve kurumdan ayrıldım.

Fesih

19- Rehberin Güncellenmesi

Apar topar kovulmamı tebliÄŸ ettikten yarım saat sonra Kızılay Kan Hizmetlerinde çalışan tüm çalışanlara ÅŸu ÅŸekilde Genel Merkez'den mail atıldığını öÄŸrendim.

​

Sayın Yöneticilerim ve Çalışma ArkadaÅŸlarım,

 

Medikal Yönetimi Direktörü Sn. ........ in  talimatıyla; 2016 yılında güncellenen aÅŸağıda ismi geçen Rehber’ lerle ilgili revizyon çalışması  yapılacaktır. BKM ve baÄŸlı kan hizmet birimlerinde çalışan tüm personel,   Rehber’ lerle ilgili revizyon taleplerini 19.10.2018 tarihine kadar .......@kizilay.org.tr ve .........@kizilay.org.tr adresine iletebilirler.  

 

Katkılarınızdan dolayı ÅŸimdiden teÅŸekkür eder, iyi çalışmalar dileriz.

 

·    Kan Hizmet Birimleri için Ulusal Standartlar Rehberi

·    Ulusal Kan ve Kan BileÅŸenleri Hazırlama, Kullanım ve Kalite Güvencesi Rehberi

·    Kan Hizmet Birimleri için Kalite Yönetim Sistemi Rehberi

·    Ulusal Hemovijilans Rehberi

Güncelleme

20- Yüzümün Kızarmadığı GerçeÄŸi

Kovulmamdan yarım saat geçmeden Rehberin Güncellenme kararını çıkarabilmiÅŸtim. O rehber öyle ya da böyle bir ÅŸekilde düzeltilecek dedim ve düzeltildi. Åžimdiki aklım olsaydı sürecin başındaki gibi resmi yazılar yazmadan hiç bir yöneticiyle konuÅŸmadan direkt olarak bu çirkin yolu seçerdim. Belki çok daha önce kovulurdum ama en azından halkın saÄŸlığının tehlikeye atılmasını çok daha önceden engellemiÅŸ olurdum.

​

Åžimdi tüm bu süreç sonunda resmi yazdığım yazılara hiç bir cevap vermeyip, birebir görüÅŸmelerde defalarca güzel bir dille anlatmama raÄŸmen, defalarca kanıtlarımla yazılar göndermeme raÄŸmen, kongrede tüm yöneticilerinn yüzüne bundan daha önemli bir iÅŸiniz olmamalı dememe raÄŸmen 3 yıl boyunca hiç bir ÅŸekilde kâle alınmadım. Ta ki üslubumu bozup, zıvanadan çıkana kadar. Åžimdi bana hiyeraÅŸiyi aÅŸtın diyenler, ahlak kurallarını aÅŸtın diyenler ÅŸunu açıklamalıdır. AÅŸmadan iÅŸ mi yaptırabildik? AÅŸmadan cevap mı verdiniz? AÅŸmadan düzeltmeye dair en ufak bir giriÅŸiminiz mi oldu?  

​

Åžimdiye kadar beraber çalıştığım tüm hemÅŸire ve doktor arkadaÅŸlar bana kefil olacaktır. EÄŸer saygı sınırlarını aÅŸtıysam bana baÅŸka ÅŸans bırakmadığınızdan dolayıdır. Yüzü kızarması gereken ben deÄŸilim sizlersiniz. Görevi kötüye kullanan ben deÄŸil sizlersiniz. Halkın saÄŸlığını tüm uyarılara raÄŸmen tehlikeye atan ben deÄŸilim sizlersiniz. Bunun hesabını vereceksiniz. Åžimdi olmasa da belki baÅŸka bir dünyada belki baÅŸka bir zamanda ama ben ne olursa olsun sizlere hakkımı helal etmeyeceÄŸim.

Sonuç

21- Kan Bağışcısı Seçim Kriterlerinin Hala DüzeltilmemiÅŸ OluÅŸu

İşten çıkarıldıktan sonra açtığım iÅŸe dönüÅŸ davasını usule uygun olarak iÅŸten çıkarılmadığımdan dolayı kazandım. 10 Ekim 2018 tarihinde atılan ve rehberin güncelleneceÄŸine dair gönderilen mail ile ilgili bir geliÅŸme olmadığını öÄŸrendim. Åžu an hala Sıtma Riskli Bölgeler listemiz yok, Kosta Rika hala ülke listesinde, ilaç listemiz güncel deÄŸil. Kısacası muassır medeniyetler seviyesinde  yer alan bir kan bağışcısı seçim kriterleri rehberimiz yok. Halkın saÄŸlığının tehlikeye atıldığının bu kadar bariz olduÄŸu ve düzeltmenin bu kadar basit olduÄŸu bir konu yıllardır düzeltilmiyor. Tüm bu süreç sonunda kan bağışcısı seçim kriterlerinin düzeltilmesine dair tek umudum kamuoyudur. EÄŸer yeterince ses getirebilirsek bu kriterler ivedilikle düzeltilecektir.

​

EÅŸim, dostum,  konuyu bilen tüm yakınlarım başıma bir iÅŸ geleceÄŸinden korkuyor. Ben her ne kadar korkmuyorum desem de içten içe korkuyorum. Yanlış bir ÅŸey yapmadığıma olan inancımı sonuna kadar korusam da sizler destek vermezseniz hem bu skandal kararlar uygulanmaya devam edecek hem de tahmin edersiniz ki Türkiye ÅŸartlarında başım büyük belaya girecek.

​

O yüzden lütfen yardımlarınızı esirgemeyin. #HakEtmiyoruz.

Hataların Düzeltilmemiş Olması

Bu internet sitesi kan bağışı yapacak donörlere ve kan merkezlerinde çalışan doktorlara yardımcı olmak amacıyla amatör olarak tek kiÅŸinin çabalarıyla hazırlanmıştır. Kızılay ile herhangi bir iliÅŸkisi bulunmamaktadır. Sitede yer alan bilgilerin kesin doÄŸruluÄŸu olmayıp olası sorunlardan dolayı yasal sorumluluk kabul edilmeyecektir.

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Google+ Icon

Tel: 168

bottom of page